KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/8006 E., 2021/9242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, kişisel ilişki düzenlemesi ile kadının reddedilen TMK md. 162’ye dayalı davasında lehlerine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı ile kişisel ilişki düzenlemesi yönünden, temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmedilen maddî tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Her ne kadar bölge adliye mahkemesince 02/07/2021 tarihinde verilen son kararda velayeti anneye verilen ortak çocuk için ilk derece mahkemesince hükmedilen aylık 300,00 TL tedbir nafakasının 21/01/2021 tarihi itibariyle 300,00 TL arttırılarak aylık 600,00'ye yükseltilmesine,
karar kesinleşinceye kadar tedbir, kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakası olarak devamına, işbu nafaka bedeline karar tarihi itibariyle her yıl TÜİK'in belirlediği ÜFE oranında artış uygulanmasına karar verilmiş ise de ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren ödenebilir (muaccel) hale geleceğinden, iştirak nafakasına boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren her yıl TÜİK'in belirlediği ÜFE oranında artış uygulanmasına hükmedilmesi gerekirken,
yazılı şekilde “karar tarihinden itibaren her yıl TÜİK'in belirlediği ÜFE oranında artış uygulanmasına" şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/8006, K. 2021/9242, 7 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama