KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/869 E., 2021/2280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2021
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Ziynet Alacağı
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın, dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesini olmadığı takdirde bedeli olan 30.000 TL'yi dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep etmiştir.
Mahkemece, 30.11.2020 tarihli kararla, 2 adet 25'er gram 22 ayar bilezik, 14 adet 15'er gram 22 ayar bilezik, 5 adet 13'er gram 22 ayar bilezik, 2 adet 20'şer gram 22 ayar bilezik, 1 adet 15 gram 14 ayar bilezik, 1 adet 15 gram 14 ayar bilezik, 8 adet çeyrek altından oluşan ziynet eşyalarının davalı tarafından davacıya aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde ziynet eşyalarının taleple bağlı kalınarak 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece, Dairemizin 24.02.2020 tarihli bozma ilamına uyulmasına rağmen hüküm altına alınan ziynetlerin ayrı ayrı değerleri Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde gösterilmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/869, K. 2021/2280, 16 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama