KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/9016 E., 2021/8938 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, her iki davanın tamamı yönünden; davacı-karşı davalı kadın tarafından ise nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle kısıtlı ergin kişi olan davacı-karşı davalı kadının velisi ...'ün karar başlığında isminin gösterilmemesinin mahallinde her zaman düzeltilebilir maddî hata niteliğinde olduğunun ve 27.05.2021 tarihli son hükümde davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen “Kadını boşamak istediğini söyleme” vakıasının mahkemece verilen 21.04.2016 tarihli ilk hükmün davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle usûli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin,
yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları uyarınca boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen 21.04.2016 tarihli ilk hükümde davacı-karşı davalı kadın yararına 5.000,00TL maddî tazminata hükmedilmiş, bu miktar kadın tarafından temyiz edilmeyerek erkek yararına miktar yönünden usûli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durumda mahkemece bozma sonrası verilen 27.05.2021 tarihli son hükümde erkeğin bu usûli kazanılmış hakkına aykırı olacak şekilde kadın yararına hükmedilen maddi tazminatın erkek aleyhine olacak şekilde artırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. Üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ve 21.04.2016 tarihli ilk hükmün davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmemesi suretiyle erkek yararına miktar yönünden oluşan usûli kazanılmış hakkın varlığı da gözetilmek suretiyle daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/9016, K. 2021/8938, 30 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama