KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/9177 E., 2021/9013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2021
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasında ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karar davacı kadın tarafından istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince, davacı kadının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 12.12.2019 tarih 2019/4947 Esas, 2019/12297 Karar sayılı ilamı ile davalı erkeğin kadına yönelik olarak süreklilik arz eden fiziksel şiddetinin bulunduğu, kadına hakaret ettiği ve onu tehdit ettiği,taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabit olduğu, davacı kadının dava açmakta haklı olduğu, boşanmaya karar verilecek yerde, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
İlk derece mahkemesince bozmaya uyulmuş, davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiş, karar davacı kadın tarafından yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmiştir.
Dairemizin 17.03.2021 tarih 2021/860 Esas, 2021/2330 Karar sayılı ilamı ile boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kusurlu olduğu, davacı kadının kusurunun olmadığı, herhangi bir gelirinin bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
İlk derece mahkemesince uyulmasına karar verilen bozma ilamının kapsamı ile sınırlı olarak bir karar verilmesi gerekirken, temyizin ve bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönler hakkında yeniden hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırıdır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümlerinin düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m. 370/2).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/9177, K. 2021/9013, 1 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama