İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10165 K.2024/2453

Taraflar arasındaki katkı payı alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/10165Karar2024/2453Tarih16 Nisan 2024Okuma6 dk · 1.290 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2022/10165 E., 2024/2453 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Nisan 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1215 E., 2022/1543 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İzmir 7. Aile Mahkemesi
Sayısı
2019/623 E., 2022/163 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.290 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki katkı payı alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davalı ... ve vekilleri gelmedi. Davalı vekili Avukat ...'in duruşmanın 30 dk. sonraya bırakılmasını talep ettiği görüldü. Davacı vekili benim hastane randevum vardır bu nedenle meslektaşımı bekleyemiyorum mazeretini kabul etmiyorum dedi. Duruşma saatinin 9.40 olduğu ve şu anda 9.55 olduğu görüldü. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı erkek vekili dava dilekçesinde; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde bedelinin tamamının müvekkili tarafından ödenerek davalı adına 856 ada 2 parsel 1 nolu bağımsız bölüm, 858 ada 3 parsel 2 nolu bağımsız bölüm, 2730 ada 91 parsel 2 nolu bağımsız bölümün edinildiğini, tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, duruşma tutanağında boşanmanın fer'îleri dışında her ne kadar "... katkı payı talep edilmeyeceği..." belirtilmiş ise de, bu ibarenin bağlayıcılığı belirli şartları oluşmadığından geçerli olmadığını, protokole tasfiyeye konu malların ayrıca ve açıkça yazılmadığını, tutanağa geçirilmediğini,

boşanmanın kesinleşmesinden sonra davalının bu haksız ediniminden kaynaklanan alacak - tazminat istenmesini önleyecek bir hüküm olmadığını, ev hanımı olan davalının tasfiyeye konu taşınmazlara parasal veya para ile ölçülebilen maddî bir değer koymak suretiyle herhangi bir katkısının olmadığını belirterek; tasfiyeye konu taşınmazların dava tarihindeki sürüm değerlerinin belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı erkek vekili 26.11.2021 tarihli dilekçesinde; bilirkişi raporu doğrultusunda talep miktarını toplam 1.288.500,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde; davacının zamanaşımının dolmasına iki gün kala davayı açtığını, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, tasfiye konusu mallara yönelik haklarından feragat ettiğini, tarafların boşanma dava dosyasındaki beyanlarının kabulle ikrar edildiğini, tarafların anlaşmalı olarak boşanma davasını bitirmeye karar verdiklerini ve anlaşarak boşandıklarını, katkı taleplerinden açıkça feragat ettiklerini beyan ve kabul ettiklerini ve kararın kesinleştiğini, taşınmazların edinilmesine davacının katkısının olmadığını, müvekkilinin ve oğlunun katkıları ile alındığını, davacının borçlarının da müvekkili ve oğlu tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, tarafların boşanma davasında 15.09.2009 tarihli duruşmada "... Şiddetli geçimsizlik nedeniyle anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdik, artık sulh olamayız, bu kararı iyice düşünerek aldık, karşılıklı olarak nafaka, manevî ve maddî tazminat, katkı payı, masraf talebimiz yoktur.

Bu şekilde boşanmamıza karar verilsin. ..." şeklindeki açık ikrarları ıslak imzaları ile duruşma tutanağına geçtiği, mal paylaşımına yönelik talebin boşanma davasında saklı tutulmadığı, açıkça taraflarca mal paylaşımının yapıldığının ve birbirlerinden taleplerinin olmadığının kabul ve beyan edildiği, bu beyanın tarafları bağlayıcı mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; anlaşmalı boşanma davasında nafaka ve tazminatların boşanmanın fer'îsi olup katkı payı alacağının ise boşanmanın fer'îsi olmadığını, kararın temyiz edilmeden kesinleştiğini, boşanma kararının mali sonuçlarına bağlı olarak kesinleşip katkı payını etkilemediğini, anlaşmalı boşanma kararının hüküm ve gerekçesinde katkı payına yönelik bir ibare olmadığını, kaldı ki müvekkilinin İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporlarında geçtiği üzere boşanma dışında katkı payından vazgeçmeye yönelik bilincinin bulunmadığını ve serbest iradesinin fiili ve hukuki durumu ile mevcut olmadığını,

boşanma ilamında kısa karar ile gerekçeli kararda çelişki olduğunu, anlaşmalı boşanma sırasında müvekkilinin psikolojik tedavi gördüğünü, buna rağmen duruşmaya çıkarıldığını, davalının davacının pskiyatrik durumunu bilmesine rağmen boşanma davası açıp haksız kazanç elde ettiğini belirterek; istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar taraflar arasında yazılı bir protokol yapılmamış ise de anlaşmalı boşanma davasına konu duruşma sırasında sözlü olarak tarafların birbirlerinden katkı payı olmadığına yönelik imzalı beyanları olduğu, tasfiye konusu taşınmazların da edinim tarihi itibariyle taraflar arasında mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde satın alındığı,

duruşmada dinlenen tarafların ortak çocukları olan tanıkların boşanma duruşmasından önce anne ve babalarının birbirlerinden katkı payı alacağı olmayacağına yönelik anlaşma yaptıklarının beyan ettiği,

davacının boşanma kararının kesinleşmesinden sonra İzmir Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinde 2010 yılı içinde ağır depresyon tedavisi görmüş olmasının tek başına iradesinin fesada uğratıldığını ispata yeterli olmadığı gibi tedavisinin sona ermesinden sonra uzunca bir süre irade fesadından bahsetmeyerek anlaşmalı boşanma davasındaki boşanma ve fer'îleri dışında katkı payına ilişkin olarak iradesinin fesada uğratıldığını iddia ederek eldeki davayı açmış olmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu,

tarafların duruşma zaptında yer alan sözlü beyanları katkı payı yönünden hükme geçirilmemiş ise de davacının mal rejimi davasının 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasına iki gün kala duruşmadaki beyanının irade fesadı ile sakatlandığını ileri sürmesinin sözleşme hukukuna egemen olan ahde vefa ilkesine de aykırı bulunduğu, dürüstlük kuralı gereği tarafların anlaşmalı boşanma sırasında aralarındaki mal rejimini tasfiye ettiklerinin kabulü gerektiği, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; anlaşmalı boşanma davasında nafaka ve tazminatların boşanmanın fer'îsi olup katkı payı alacağının boşanmanın fer'îsi olmadığını, kararın temyiz edilmeden kesinleştiğini, boşanma kararının mali sonuçlarına bağlı olarak kesinleşip katkı payını etkilemediğini, anlaşmalı boşanma kararının hüküm ve gerekçesinde katkı payına yönelik bir ibare olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin yerinde olmadığını,

müvekkilinin İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporlarında geçtiği üzere boşanma dışında katkı payından vazgeçmeye yönelik bilincinin bulunmadığını ve serbest iradesinin fiili ve hukuki durumu ile mevcut olmadığını, anlaşmalı boşanma sırasında müvekkilinin psikolojik tedavi gördüğünü, buna rağmen duruşmaya çıkarıldığını, davalının davacının pskiyatrik durumunu bilmesine rağmen boşanma davası açıp haksız kazanç elde ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, boşanma dava dosyasındaki beyanlarının mal rejiminin tasfiyesini kapsayıp kapsamadığı, mahkeme içi ikrar bulunup bulunmadığı ve iradenin fesada uğrayıp uğramadığı, dürüstlük kuralı, hakkın kötüye kullanılması noktasında toplanmaktadır. Dava, katkı payı alacağı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 31 inci maddesi, 33 üncü maddesi, 188 inci maddesi, 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesi, 5 inci maddesi, 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi; 4722 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10 uncu maddesi; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 152 nci maddesi, 153 üncü maddesi, 170 inci maddesi, 186 ncı maddesinin birinci fıkrası, 189 uncu maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi, 544 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 30 ve devamı maddeleri, 646 ncı maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10165, K. 2024/2453, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10165
Karar No
2024/2453
Tarih
16 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/10282 K.2024/18264
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/10463 K.2024/5367
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/10599 K.2024/18165
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10654 K.2024/2443
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/10667 K.2024/18178
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/10680 K.2024/18062

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.