İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10214 K.2023/674

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalarının kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/10214Karar2023/674Tarih22 Şubat 2023Okuma6 dk · 1.220 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2022/10214 E., 2023/674 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.220 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalarının kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı-davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde; davalının otuzlu yaşlarında olan önceki evliliğinden olma çocuğunu ortak eve getirdiğini, birlikte yaşamaları konusunda baskı yaptığını, müvekkilinin davalının oğlunun ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kaldığını, onun borçlarını ödediğini,davalının son yıllarda müvekkiline olan sevgi ve saygısını kaybettiğini, büyük tartışmalar çıkartıp karşı geldiğini, iki yıldır çocuklarına baktığı ve kendisinden yirmi yaş küçük Kadriye isimli kadınla çok samimi olup müvekkiline haber vermeden bu kadınla sürekli gezip eve geç saatlerde geldiğini,

müvekkilinin defalarca Kadriye isimli kadınla görüşmemesini istemesine rağmen müvekkiline karşı çıktığını, sürekli telefonu ile meşgul olup başkalarıyla mesajlaştığını, müvekkilinin güvenini sarstığını, son olarak çıkan tartışmada müvekkilinin eline sert şekilde vurduğunu, müvekkilinin ortak eve gidemediğini, davalı-davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve kabul etmediklerini, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve devam etme imkanının kalmadığını beyanla tarafların boşanmalarına, 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı-davalı vekili birleştirilen davaya cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, kabul etmediklerini, davalı-davacının müvekkilinin eski eşi ile hiç görüşmediğini, iki yıldır çocuklarına baktığı ve kendisinden yirmi yaş küçük Kadriye isimli kadınla çok samimi olup müvekkiline haber vermeden bu kadınla sürekli gezip eve geç saatlerde geldiğini, müvekkilinin defalarca Kadriye isimli kadınla görüşmemesini istemesine rağmen müvekkiline karşı çıktığını, sürekli telefonu ile meşgul olup başkalarıyla mesajlaştığını, müvekkilinin güvenini sarstığını, son olarak çıkan tartışmada müvekkilinin eline sert şekilde vurduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı-davacı vekili davaya cevap dilekçesinde; davacı-davalının dava dilekçesindeki beyanlarını kabul etmediklerini, oğlunun kendileri ile birlikte oturmasını bizzat davacı-davalının istediğini, müvekkiline sözlü şiddet uyguladığını, yaşam tarzına karışıp baskı yaptığını, aşağıladığını, oturdukları evin doğalgaz ve elektriğini kestirmesi sebebiyle müvekkilinin ortak haneden taşınmak zorunda kaldığını beyanla davanın reddini istemiştir.

2.Davalı-davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; tarafların 14.04.2014 tarihinden bu yana evli olup müşterek çocuklarının olmadığını, birleşen davalının müvekkiline sözlü şiddet uyguladığını, yaşam tarzına karışıp baskı uyguladığını, kıskançlık problemi olduğunu, müvekkilinin evden tek başına çarşıya çıkmasına izin vermediğini, müvekkili çarşıdan eve geldiğinde üzerini kokladığını, nereye gittin gibi sorular sorarak aşağıladığını, müvekkilinin davalının eski eşi ve çocuklarından baskı gördüğünü, müvekkilini ahlaksızlıkla itham edip hakaret ve aşağılamalarda bulunduklarını,

davalının müvekkilinin yaşadığı üzüntüyü görmesine karşın onlarla ilişkisine devam ettiğini, davalının müvekkilinin arkadaşlarıyla görüşmesine izin vermediğini, arkadaşlarını hafif kadın olmakla itham ettiğini, evden ayrıldığı 2 Haziran tarihinden itibaren eve herhangi bir katkı sağlamadığını iddia ederek tarafların boşanmalarına, müvekkili yararına aylık 1.250,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, 75.000,00 TL maddî, 75.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı-davalı kadının eşinin izni olmadığı halde komşusu ile sık sık çarşı-pazar gezmeye gittiği, evi ve eşini ihmal ettiği, ilk evliliğinden olan oğlunun kendileri ile birlikte aynı evde yaşaması ve oğlunun kendi borçlarını ödemesi için davacı olan eşine baskı uyguladığı, davacı-davalı erkeğin eşini rahatsız edecek derecede kıskandığı,

eşinin kıyafetlerine karıştığı, eşinin yaşadığı evin elektriği ve suyunu kestirdiği anlaşılmakla, evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde erkeğin ağır kusurlu, kadının az kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, tarafların boşanmalarına, davacı erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, birleştirilen davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, 15.000,00 TL maddî,

10.000,00 TL manevî tazminatın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 350,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, davacı lehine bir defada ödenecek şekilde 5.000,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı-davalı vekili; kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, davalı-davacı yararına hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile miktarları ve reddedilen tazminat talepleri yönlerinden istinaf başvurusunda başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp değerlendirildiği, usulü işlemlerin Kanun'a uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği,

birleşen davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmaya karar verilmesinde ve kusura ilişkin yapılan değerlendirmede, kadın yararına tedbir nafakasına ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesinde ve hükmedilen nafakanın miktarında, boşanmaya sebep olan olaylarda daha ziyade veya eşit kusurlu olmadığı anlaşılan, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen, en azından eşinin maddî desteğini ve bu olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın yararına, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları,

paranın alım gücü ve tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirildiğinde, maddî ve manevî tazminat takdir edilmesinde ve takdir edilen tazminatların miktarında, boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu bulunan davacı-davalı erkeğin maddî ve manevî tazminat isteklerinin reddedilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı-davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin (1) inci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı-davalı vekili; mahkemenin kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin aşırı bir kıskançlığının bulunmadığını aksine davalı kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, oğlunun birlikte yaşaması ve borçlarının müvekkilce ödenmesi için baskı yaptığı ve bu durumun sorunlara yol açtığının tanık beyanları ile ortaya konulduğunu, ortak evin elektriğinin müvekkili tarafından boşanma davası açıldıktan sonra ödenmek istemediğini, suyun kesilmesinin ise söz konusu olmadığını, davalı kadının kusurlu olduğu ve birleştirilen davasının reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla, kusur belirlemesinin, birleşen davanın kabulünün,

müvekkili aleyhinde nafaka, maddî ve manevî tazminata karar verilmesinin, miktarlarının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı asıl ve birleştirilen boşanma davasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, nafaka ile maddî ve manevî tazminat verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve miktarları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü ve 175 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10214, K. 2023/674, 22 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10214
Karar No
2023/674
Tarih
22 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/10214 K.2023/4450
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/10214 K.2023/1526
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/10215 K.2023/4451
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/10216 K.2023/4452
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10216 K.2023/636
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/10217 K.2023/1383

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.