İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10388 K.2024/2164

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Esas2022/10388Karar2024/2164Tarih27 Mart 2024Okuma7 dk · 1.440 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2022/10388 E., 2024/2164 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mart 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1947 E., 2022/2805 K.
Dava tarihi
23.12.2019
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Samsun 1. Aile Mahkemesi
Sayısı
2019/877 E., 2022/137 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.440 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmikle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalının psikolojik sorunları olduğunu, tedaviyi yarım bıraktığını, müvekkilini aşağıladığını, müvekkili hastalandığında "eyvah ölmedi, can veremedi yatalak olup başıma kalacak" dediğini, evde davacı ve çocuklarla aynı masada yemek yemek istemediğini, kendisinin ölmesi için dua etmelerini müvekkil ve çocuklardan istediğini, evde bulunduğu sürelerde müvekkilin ne yaptığını takip ettiğini, davalının ablasının oğlunun üniversiteyi kazandığınla "neden arıyorsun, o senin hiçbir şeyin olmuyor” diyerek müvekkilin oğlu yaşındaki çocuk için imalı sözler söylediğini, davacıya "ayı gibisin,

zayıfla diyerek" müvekkilin dış görünüşüyle alay ettiğini ve kendine güvensiz ve depresif bir hal içerisinde yaşamasına, bunalıma sürüklenmesine sebep olduğunu, "Allah'ın Kavaklısı, sen Ermenisin, Hristiyansın" diyerek sürekli kendince aşağılamaya çalıştığını ve çocukların evde durmasını istemeyerek sürekli annesine ve abisine gitmesini istemediğini, davacının annesini, babasını, ailesinden kimseyi eve misafir olarak kabul etmediğini, müvekkilin babasını gördüğünde tüylerinin diken diken olduğunu söylediğini, müvekkilin babasına isim taktığını, müvekkilin babasına "anakonda" dediğini,

davalı yanın toplum içerisinde müvekkili sürekli kötülediğini, küçük düşürdüğünü, davacının demlediği çayı dahi içmeyip, döküp yenisini demlediğini, davacıya "benden neden boşanmıyorsun?, boşan, nafaka alma ,çocukları sen al, evin yarısını bana ver." şeklinde sürekli baskı yaptığını, kız çocuğu ...'ya "senin başın açık, seni yanımda dolaştırmaktan utanıyorum, başını ört benimle öyle getebilirsin." demesi ve bunların küçük çocuk Umut'un önünde cereyan etmesinin de çocukların da psikolojisini bozduğunu, davalının müvekkilin işini ve gelirini küçümsediğini, müvekkilin maaş kartının davalıda olduğunu,

davalı yanın maddî hiçbir borç külfeti altına girmek istemediğini, evin faturalarını dahi kendi üzerine almak istemediğini, davalı yanın kendi gelirini ise nereye kullanıldığını davacı tarafından hiç bilinmediğini, müvekkilini baskı ve tehditlerde bulunduğunu, müvekkili ölerek kurtulacağı düşüncesi ile intihara kalkıştığını, bir kutu antidepresan ilacı tek seferde içmeye çalışırken çocukları tarafından son anda zorla durdurulduğunu iddia ederek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin müvekkiline verilmesine,

çocuklar için ayrı ayrı aylık 500,00'er TL tedbir ve iştirak, müvekkili için aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 50.000,00 TL maddî 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin psikolojik tedavi gördüğünü, bu tedavisi doğrultusunda ilaç kullandığını, bu tedavi ve ilaçların kullanımının olağan bir süreç olduğunu, ilerleyen süreçte müvekkilin bilincini yitirecek noktaya geldiğini, müvekkilin ilaçların dozunun fazlalığı sebebiyle duyularını yönlendirmekte zorlandığını, her gece terler içinde uyandığını,

ablası müvekkili her aradığında davacı tarafından uykuda olduğunun söylendiğini ve sürecin sonunda ablaları aileleriyle birlikte ziyarete geldiklerinde müvekkilin konuşmakta ve davranışlarını yönlendirme konusunda zorluk çektiğine tanıklık ettiklerini, davacı eşin bu olaylar sırasında eş olmaktan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkilini yalnızlaştırdığını, düzenli olarak doktorla görüşüp ilaç dozlarının arttırılmasını sağladığını, müvekkilin ve davacı aile giderlerini paylaşmış bulunduğunu, müvekkilin ev, gıda, harçlık, pazar, market ve eğitim giderlerini karşıladığını, tarafların rıza ile giderlere katıldıklarını,

davacı eş tarafından müvekkiline psikolojik şiddet uygulandığını, davacı eşin kendi psikolojik durumunu ve şiddete eğilimini müvekkilin ‘sen de tedavi olursan ilaçları alırım.’ teklifi ile kabul ettiğini, ayrıca defalarca pek kötü muamelede bulunduğunu “senin gibi baba mı olur, delisin, hastasın” diyerek hakaret ettiğini, davalının tekrar tekrar müvekkiline hakaret eylemlerinde bulunması müvekkilinin onurunun kırılmasına, evlilik birliğini sürdürmesinin kendisinden beklenemeyecek düzeye gelmesine sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı erkeğin kadını aşağıladığı, aile ortamında davacıyı, davacının kızkardeşi ile kıyaslayarak aşağılayıcı tarzda cümle kurduğu, davacının babasına anakonda diyerek hakaret ettiği, davacının ailesinin ölmesini istediği, davacının ailesini evlerinde istemediği, davalının hastalığı nedeniyle tedavi olmayı bıraktığı, davacının yaptıklarını ve davacıyı beğenmediği, davacı ve çocukları bırakacağını söylediği hususlarını ispat ettiği, ispat edilen hususlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı,

devamında taraflar ve toplum açısından korunmaya değer bir yarar kalmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, boşanmaya sebep olan olaylarda davalının kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığının tespitine, ortak çocukların ayrılık sürecinde davacı kadın ile birlikte yaşadığı, yaşantısından memnun olduklarını beyan ettikleri, velâyetlerinin annesine verilmesini istedikleri, alınan sosyal inceleme raporuna göre velâyetin anneye verilmesinin uygun olduğunun belirtildiği görülmekle ortak çocukların velâyetinin davacı anneye verilmesine,

çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki tesisine, çocukların bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağının kanunda düzenlendiği, bu açıdan velâyet kendisine verilmeyen babanın çocukların ihtiyaçları için maddî gücü oranında nafaka vermesi gerektiği anlaşıldığından ortak çocuklar lehine uygun tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesine, tarafların boşanma davası ile ayrılık sürecine girdiği, ayrı yaşayan davacı kadın lehine uygun tedbir nafakasına hükmedilmesine, davacı kadının çalıştığı, belli düzeyde gelirinin bulunduğu,

kendi evinde oturduğu anlaşılmakla davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, davacı kadının boşanma ile mevcut veya beklenen menfaatlerinin zedeleneceği ve en azından eşinin maddî desteğini yitireceği anlaşılmakla davacı kadın lehine uygun maddî tazminata hükmedilmesine, davalı erkeğin davacı kadını aşağılaması, davacı kadını beğenmediğini söylemesi, davacıya psikolojik baskı yapması hususları davacı kadının kişilik haklarını ihlal niteliğinde olduğundan davacı kadın lehine uygun manevî tazminata hükmedilmesine, boşanmaya sebep olan olaylarda davacının kusuru bulunmadığı,

davalının kusurlu bulunduğu tespit edildiğinden davalının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuklar için aylık 500,00'er TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir nafakasına, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, kadın yararına 25.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin tazminat taleplerinin redddine hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; nafaka ve tazminatların miktarı, reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle, kusur belirlemesi, ortak çocuk Umut'un velâyet düzenlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; nafaka ve tazminatların miktarı, reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur belirlemesi, ortak çocuk Umut'un velâyet düzenlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakası ve tazminatlara hükmedilme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve miktarları ile ortak çocuk Umut'un velâyeti, tedbir ve iştirak nafakaları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesi, 175 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı ve 194 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ortak çocuk Umut'un inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Duruşma için takdir olunan 17.100,00 TL vekâlet ücretinin ...'den alınarak Yaşar'a, 17.100 TL vekâlet ücretinin Yaşar'dan alınarak Halime'ye verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10388, K. 2024/2164, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10388
Karar No
2024/2164
Tarih
27 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/10389 K.2024/3842
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10391 K.2024/1672
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10394 K.2024/2108
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/10404 K.2024/4160
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/10405 K.2024/4547
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10432 K.2024/1468

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.