KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/1830 E., 2022/7971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından katılma yoluyla tazminat miktarları yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kadının boşanma davasının kabulü, kendi boşanma davasının reddi, boşanmanın ferileri ve eksik inceleme yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.10.2022 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf katılma yoluyla temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... geldiler.
Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m.175). Davacı-davalı kadının emekli maaşı alıp herhangi bir işte çalışmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Ancak kadının emekli maaşının kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı dosya arasında yer alan belgelerden anlaşılamamaktadır. Davacı-davalı kadının emekli maaşının miktarı ve kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı yeniden araştırılarak, kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yoksulluk nafakası yönünden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı-davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî (TMK m. 174/1) ve manevî (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/1830, K. 2022/7971, 11 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama