KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/2145 E., 2022/4226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- ...Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet ve Çeyiz Eşyası Alacağı
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı ve vekâlet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-karşı davacı erkeğin kadına telefonda hakaret ve küfür ettiği kusurunun ispatlanamadığı, bu sebeple erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği ancak tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre davalı-karşı davacı erkeğin yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Bölge adliye mahkemesince, erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen kusurlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle davacı-karşı davalı kadın lehine manevi tazminata karar verilmiş ise de; yukarıda 1. bentte de açıklandığı üzere hakaret ve küfür vakıası erkeğe kusur olarak yüklenemez. Davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen diğer kusurlu davranışlar ise kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmez. Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesinde düzenlenen manevi tazminatın koşulları somut olayda davacı-karşı davalı kadın lehine gerçekleşmemiştir. O halde, davacı-karşı davalı kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilecek yerde yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/2145, K. 2022/4226, 10 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama