KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/2298 E., 2022/9234 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2.Davacı erkeğin talep miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde:
Somut olayda, bölge adliye mahkemesince talep miktarı 10.000,00 TL kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, davacı dava dilekçesinde ‘davalı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde bilirkişi tarafından belirlenecek miktarın davacıya verilmesini’ talep etmiş, alacak miktarını göstermemiş; sadece harca esas değer göstermiştir.
Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu belirlenen taşınmazın değeri olan 120.000,00 TL üzerinden 03.03.2014 tarihinde tamamlama harcı yatırılmış, alacak miktarını gösteren bir açıklama/ıslah dilekçesi sunulmamıştır.
Dava, tapu iptali tescil olmadığı takdirde alacak talebi ile terditli (kademeli) şekilde açıldığına göre öncelikli tapu iptali ve tescil isteği yönünden reddine karar verilmesi halinde terditli (kademeli) alacak talebinin incelenmesi ve bu hususta bir karar verilmesi gerekecektir.
Dava dilekçesinde alacak miktarının ne olduğu hususunda herhangi bir açıklama yapılmadığı, dava açılırken gösterilen değerlerin ise alacak talebine ilişkin olmayıp tapu iptali ve tescil talebi yönünden harca esas değer olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, davacı vekiline HMK 31. maddesi gereğince alacak talebi yönünden talep miktarlarını açıklamak ve harcını tamamlamak üzere süre ve imkan verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/2298, K. 2022/9234, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama