KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/2467 E., 2022/4426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası, tazminatlar ve çocuklar lehine hükmedilen nafakaların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise nafakaların ve tazminatların miktarı, yoksulluk nafakasının reddi ve nafakalara ÜFE artış oranı uygulanmaması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı erkek tarafından tedbir nafakasına ilişkin hüküm istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, davacı-karşı davalı erkeğin tedbir nafakasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî (TMK m. 174/1) ve manevî (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/2467, K. 2022/4426, 16 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama