KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/2855 E., 2023/4976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/45 E., 2021/586 K.
- Karar
- Kabul
- Karar
- Ret
Karar Metni
1.927 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki asıl nüfus kaydının düzeltilmesi, birleşen ölüm tarihinin düzeltilmesi, birleşen ölüm kaydının iptali davalarından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen ölüm tarihinin düzeltilmesi davasının kabulüne, birleşen ölüm kaydının iptali davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl davacı ... vekili ile birleşen davacı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden birleşen ... ... ile vekilleri Av. ... ile Av. ... ile karşı taraf davalılar ..., ... ve ... geldiler. Başka gelen olmadı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar ... ve arkadaşları vekili asıl dava dilekçesinde özetle; nüfus kayıt örneğine göre ...'in müvekkillerinin ağabeyi olduğunu, ...'un ise ağabeyleri ...'in imam nikahlı eşi olduğunu, ... ile ...'in ... ile eşi ...'un çocukları olduğunu ancak nüfus kaydına göre ölen babaları ... adına kayıt edildiklerini, müvekkillerinin ... ve ...'in babaları ... adına nasıl ve neden kayıt edildiklerinden haberlerinin olmadığını, nüfus kayıtlarındaki bu yanlışlığın düzeltilerek Musa ve ...'in gerçek anne ve babası olan ... ile ... üzerine kayıt ve tescil edilmelerini talep etmiştir.
2.Davacı ... vekili birleşen 2012/336 Esas sayılı dosyanın dava dilekçesinde özetle; kardeşi ...'in 20.03.1992 tarihinde vefat ettiğini, ölüm tarihinin nüfusta hatalı olduğunu ileri sürerek ölüm tarihinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davacı ... birleşen 2013/4 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde özetle; nüfuslarına kayıtlı olduğu ... ve ...'nin beş yaşında ölen oğulları ile aynı ismi taşıdığını, gerçeğe aykırı beyanla nüfus kaydına ölüm kaydı işlendiğini ileri sürerek sağ olduğunun tespitine, ölüm kaydının düzeltilerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar asıl ve birleşen davalarda davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.12.2012 tarihli ve 2012/326 Esas, 2013/278 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın kısmen kabulüne, ... ile ...'in anne adının iptali ile gerçek annesi olan ...'un nüfus kütüğüne kaydının yapılmasına, anne adının da bu kayıt doğrultusunda düzeltilmesine, baba isimlerinin değiştirilmesi istemi babalık davasının konusu kapsamına girdiğinden dosyanın bu yönden ayrılmasına, birleşen 2012/336 Esas sayılı dosyada; davanın kabulüne, ...'in ölüm tarihinin iptali ile, ölüm tarihinin 20.03.1992 olarak düzeltilmesine, birleşen 2013/4 Esas sayılı dosyada; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 05.03.2015 tarihli ve 2015/1753 Esas, 2015/3286 Karar sayılı kararı ile; nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu, Mahkemece salt taraf ve tanık beyanları ile yetinilmeyip ... ile ...'nın annesinin ... olduğu iddiası ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin doğru görülmediği, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde başka bir isabetsizlik görülmediği, sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yukarıda 2. paragrafta belirtilen karara karşı asıl dosya davalısı ... ile birleşen 2013/4 Esas sayılı dosya davacısı ... tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
4.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarihli ve 2018/4006 Esas, 2018/16565 Karar sayılı kararı ile; dava dosyasındaki olaylarla ilgili olarak tespit edilen iki ayrı ceza dosyasının mevcut olduğu, her iki dosya da ...'in yaşadığı olgularına dayanarak hüküm kurulmuş olduğu,
asıl dosya davalısı ... yönünden karar düzeltme talebinin reddine, birleşen 2013/4 Esas sayılı dosya yönünden ...'in yaşayıp yaşamadığı ile ölüm olayının bildirimi, nüfus işlemleri ve diğer işlemler nedeni ile açılan ceza dosyaları araştırılarak mevcut ceza dosyası kararlarının sonucu beklenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar düzeltme talebinin kabulüne, bozma ilamına ilaveten somut olayla ilgili açılan ceza davalarının sonucunun beklenmesi yönündeki bozmanın da eklenmesi suretiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Yargıtay ilamı doğrultusunda davalılar ... ve ...'un ... ve ...'in gerçek anne ve babası olup olmadığının tespiti için yapılan Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 25.11.2019 tarihli raporda ... ve ...'un %99,99 ihtimalle ...'in biyolojik babası ve annesi olabileceğinin belirlendiği, ...'in yaşayıp yaşamadığı hususunun tespiti ile adres araştırması yapıldığı, şahsa ulaşılamaması nedeniyle DNA incelemesi yaptırılamadığı,
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Sinanpaşa Asliye Ceza Mahkmesinin 2013/108 Esas sayılı dosyasının ve Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/63 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine karar verildiği, ceza dosyalarının akıbeti sorulduğunda ceza dava dosyasındada iş bu dava dosyasının Yargıtay Ceza Dairesinin bozma ilamı gereği bekletici mesele yapıldığı,
ceza ve hukuk mahkemelerince kurulan ara kararlarda karşılıklı bekleme kararı verilmesi neticesinde dosyanın karara çıkmasının mümkün olmayacağı, asıl ve birleşen dosyalar yönünden, dava dilekçesi, davacıların beyanları, davalı dilekçesi, davalıların beyanları, tanık beyanları, nüfus kayıt örneği, ölüm formu, adli sicil kayıtları, morg kayıtları, kolluk araştırması, Sinanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma evrakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
asıl dava davacılardan ...'in 2012/336 Esas sayılı dosyası ile ... hakkında ölüm kaydının düzeltilmesi davası açtığı, davacı ...'in 2013/4 Esas sayılı dosyası ile ölüm kaydının iptali davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda, davacılardan ...'in gerçekte ... isimli kardeşinin 20.03.1992 yılında Diyarbakır Dicle Fakültesinde öldüğü, ancak o zamanlar ölüm kaydının nüfusa işlenmediği, ...'in Almanya'da yaşadığı, 1992 yılında ölen kardeşi ...'e ait kimlik bilgileri ile gerçekte kardeşi ...'in oğlu olan ancak nüfusta kardeşi olarak görünen ...'i, nüfusta babaları görünen ...'den noter aracılığıyla vekâlet alarak Almanya ülkesine götürdüğü,
2012 yılına kadar ...'in hayatına ... olarak devam ettiği, davacılar ile davalılar arasında bu zamana kadar herhangi bir anlaşmazlık bulunmadığı, ancak ... ile davacılardan ...'in kardeşleri arasında yapılan ticari sözleşmeler ile daha sonra ortaya çıkan mal paylaşımı yüzünden tarafların akraba olmalarına rağmen aralarında husumet meydana geldiği, ... ailesinin ikiye bölündüğü, bir kısmının ... tarafında yer aldığı, bir kısmının da ... tarafında yer aldığı,
...'in 2012 yılında İdil nüfus müdürlüğüne başvurarak kardeşi ...'in 01.01.1992 yılında öldüğünü bildirerek ölüm kaydının düşürülmesi ile ... ailesinde husumetin daha da derinleştiği, ...'in ölüm kaydının düşürülmesi ile birlikte davacı ... ve kardeşlerinin veraset ilamı çıkararak ...'e ait tüm malvarlığını paylaşmak istediklerini, davacılar tarafından ... ve ...'in ana ve baba adını düzeltmek için dava açtıkları, her ne kadar nüfusta kardeşleri görünselerde gerçek annelerinin ..., babalarının ise ... oldukları gerekçesiyle dava açtıkları, ancak davalılar ... ile ...'in davayı kısmen kabul ettikleri, yani ...'in kendi çoçukları olduğunu,
... diye bir oğullarının bulunmadığı, Abdulhakim diye bilinen kişinin gerçekte ... olduğunu ve ...'in ölmediğini beyan ettikleri, duruşmalara ... olarak kimsenin katılmadığı, ancak davacıların duruşma salonu dışarısında bekleyen ve birleşen dosyalara katılan ...'in ... olduğunu beyan ettikleri, duruşmada dinlenen tanıkların mal paylaşımı yüzünden ... ailesi ikiye bölündüğünden, aynı ailenin farklı bireylerinden olan tanıkların bir kısmının ...'in öldüğünü, bir kısmının ise yaşadağını beyan ettikleri, tarafların beyanları ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
...'in gerçekte 1992 yılında ölmesine rağmen, ona ait kimlik bilgileri ile davacı ... tarafından ...'in Almanya ülkesine götürdüğü, hatta Almanya'da resmi dairelerde velisi olarak göründüğünün açık olduğu, 2012 yılında aralarnıda çıkan mal paylaşımı yüzünden ...'in alalacele İdil İlçesine gelerek ...'in ölüm kaydını 01.01.1992 olarak bildirdiği, ancak daha sonra morg kayıtlarında ölüm kaydının 20.03.1992 olduğu, bir kısım tanık beyanlarıyla da ...'in gerçekte ... olduğu, yurtdışına gidebilmesi için ölen ...'in kimliği ile işlemlerinin yapıldığı, ... ve ...'in gerçek anne ve babasının ... ile ... olduğu,
hem davacıların hemde davalıların bu durumu kabul ettiği ve tanık beyanlarıylada sabit olduğu, fakat davalıların ... olarak oğullarının bulunmadığı, bu kişinin ... olduğu itirazında bulundukları, bu iddialarının 1992 yılından beri yaşanan olayların kronolojik olarak değerlendirilmesi ve tanık beyanlarıyla da desteklenmesi sonucunda iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve hayatın olağan akışına ters düştüğü, aynı ailenin bireylerinin bir kısmının davacıya ... olduğunu, diğer bir kısmının ise ... olduğunu iddia etmeside, aralarındaki mal paylaşımına kendi lehlerine kullanmak istemelerinden kaynaklanması,
yoksa tüm aile bireylerinin kimin ne olduğunu bildiklerinin apaçık ortada olduğu, sonuç olarak mahkemenin 2012/336 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın kabulü ile ...'in ölüm kaydının 20.03.1992 olarak düzeltilmesi gerektiği, birleşen 2013/4 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın ...'in gerçekte ... olduğu anlaşılmakla ölüm kaydının iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiği, anne adının düzeltimesi davasında, Adli Tıp raporu doğrultusunda ... yönünden davanın kabulüne, ... isimli şahsa ulaşılamaması nedeniyle ...'in anne adının düzeltilmesine yönelik talep yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne,
...'in anne adının iptali ile gerçek annesi olan ...'un nüfus kütüğüne kaydının yapılmasına, anne adının da bu kayıt doğrultusunda düzeltilmesine, ...'in anne adının düzeltilmesine yönelik talep yönünden davanın reddine, birleşen 2012/336 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne, ...'in ölüm tarihinin iptali ile, ölüm tarihinin 20.03.1992 olarak düzeltilmesine, birleşen 2013/4 Esas sayılı dosyada davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve diğerleri vekili ile birleşen davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... vekili; müvekkilinin ... isimli kişinin yerine geçmesini gerektiren bir sebep olmadığını, ...'in müvekkilinin kardeşinin nüfus bilgilerini kullandığını biliyorsa neden 20 yıldır her hangi bir işlem yapmadığının belirsiz olduğunu, ... isimli kişiyi kimsenin tanımadığını, ceza ve hukuk dosyalarındaki tanıkların müvekkilinin ... olduğu hususunu doğruladıklarını, ...'in iddia ettiği tarihlerde hastane ve morg kaydına ulaşılamadığını, müvekkilinin babaanne ve dede nüfusuna kaydedildiğini,
babaannesi ve dedesi tarafından müvekkiline daha önce nüfusa kaydedilmeden önce vefat eden ... isimli çocuklarının hatırasını yaşatmak için ... isminin verildiğini, ...'in ölüm kaydının iptaline karar verilmesi gerektiğini, Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; birleşen 2013/4 Esas sayılı davanın kabulü gerektiği yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı ... ve diğerleri vekili; ceza yargılaması kararı beklenmeden karar verilemeyeceğini, bozma gereğinin yerine getirilmediğini, Mahkemenin eski kararına göre karar vermesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, nüfus kaydının anne ve baba yönünden düzeltilmesi, birleşen davalar ölüm kaydının düzeltilmesi ile ölüm kaydının iptali istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, asıl ve birleşen davaların kabulünün yasal koşulları oluşup oluşmadığı, ... ile ...'in aynı kişi olup olmadığı, ...'in hayatta olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 1 inci, 14 üncü, 31 inci, 33 üncü, 35 inci, 36 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır.
2.Somut uyuşmazlıkta, .... ve .. oğlu olarak nüfusa kayıtlı ...'in aslında ... ve ...'un oğlu olduğunu ve 1992 yılında ölmesine rağmen ölüm kaydının 2012 yılında nüfusuna işlenen ...'in kimliğini kullandığı iddia edilmektedir.
3.Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ... ve ... oğlu olarak nüfusa kayıtlı olan ... ile biyolojik babası olduğu iddia edilen ... ve biyolojik annesi olduğu iddia edilen ... arasında DNA incelemesi yapılması, DNA testi sonucunda gerçekten ... ile ...'un çocuğu olup olmadığının belirlenmesi ... ve ...'in oğlu olmadığının tespit edilmesi halinde ise bu kez ... ile nüfusuna kayıtlı olduğu ... ve ... ile arasında DNA testi yaptırılması ve sonuç olarak ...'in gerçekte kimlerin çocuğu olduğunun tespit edilerek gerçek anne ve babasının belirlenip; kayıtlarda yanlışlık var ise nüfus kayıtlarının gerçeğine uygun olarak düzeltilmesi gerekmektedir.
4. Ayrıca, ...'in çocuk yaşta ölen ancak ölüm kaydı uzun yıllar boyunca nüfusa işlenmeyen ...'in kimliğini kullandığı iddiasının dikkate alınarak, bu yöndeki iddia ve savunmalara ilişkin delillerin toplanması gerekmektedir.
5. Şayet ...'in ...'e ait kimlikle yaşamını sürdürdüğü belirlenirse, ...'in nüfusundaki hareketlerle ilgili tüm vukuatlı nüfus kayıtlarının ...'in nüfus kaydından ...'in nüfus kaydına taşınarak, nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun hale getirilmesi gerekmektedir.
6.Yukarıda açıklanan şekilde yargılama yapılıp, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının asıl dava, 2012/336 Esas sayılı birleşen dava, 2013/4 Esas sayılı birleşen dava yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA,
Duruşma için takdir olunan 17.100,00 TL vekâlet ücretinin Nüfus müdürlüğü haricindeki davalılardan alınarak birleşen davacı ...'e verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/2855, K. 2023/4976, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama