İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/2876 K.2022/4928

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen manevi tazminat ile…

Esas2022/2876Karar2022/4928Tarih26 Mayıs 2022Okuma6 dk · 1.158 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2022/2876 E., 2022/4928 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mayıs 2022
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi
Dava türü
Karşılıklı Boşanma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.158 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen manevi tazminat ile reddedilen kendi manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, yararına hükmedilen manevi tazminatın miktarı ile kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.

2-Dava, taraflarca karşılıklı olarak açılan Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, yurt dışında başka bir kadınla beraber yaşamak ve o kadından çocuk sahibi olmak suretiyle sadakat yükümlülüğünü ihlâl eden ve Türkiye'de yaşayan eşinin ve engelli çocuğunun maddî ve manevî ihtiyaçları ile ilgilenmeyen, eşini bu konuda yalnız bırakan davalı -karşı davacı erkeğin,

güven sarsıcı davranışlarda bulunan davacı -karşı davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesince davalı -karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen "Sadakat yükümlülüğünü ihlâl" vakıası "Kadının daha önce Trabzon 1.Aile Mahkemesinin 2013/338 Esas sayılı dosyasında açtığı davadan feragat etmiş olması nedeniyle, o davanın açılma tarihinden (26/04/2013) sonra gerçekleşen olayların dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği, dolayısıyla kadının o davada ileri sürdüğü kocasının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve o birlikteliğinden çocuk sahibi olduğu iddiasına iş bu davada dayanamayacağı, bu vakıanın kadın tarafından affedildiği,

en azından hosgörü ile karşılandığı" gerekçesiyle erkekten çıkarılmış, bu durumda tarafların kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları uyarınca boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı -karşı davalı kadının ağır, davalı -karşı davacı erkeğin ise az kusurlu olduğu belirtilerek ferilere hükmedilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

Davacı -karşı davalı kadının, daha önce erkek aleyhine Trabzon 1.Aile Mahkemesinin 2013/338 Esas sayılı dosyasında 26.04.2013 tarihinde açmış olduğu boşanma davasında eşinin yurt dışında başka bir kadınla birliktelik yaşadığı ve bu kadından üç tane çocuğunun bulunduğu vakıasına dayandığı, sonrasında açmış olduğu davadan 14.08.2013 tarihinde feragat ettiği, iş bu eldeki davayı ise 16.06.2017 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemesince her ne kadar "Sadakat yükümlülüğünü ihlâl" vakıası "Kadının daha önce ....Aile Mahkemesinin 2013/338 Esas sayılı dosyasında açtığı davadan feragat etmiş olması nedeniyle, o davanın açılma tarihinden (26/04/2013) sonra gerçekleşen olayların dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği, dolayısıyla kadının o davada ileri sürdüğü kocasının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve o birlikteliğinden çocuk sahibi olduğu iddiasına iş bu davada dayanamayacağı, bu vakıanın kadın tarafından affedildiği, en azından hosgörü ile karşılandığı" gerekçesiyle davalı -karşı davacı erkeğin kusurlarından çıkarılmış ise de;

davalı -karşı davacı erkeğin hâlen yurt dışında yaşadığı, iş bu eldeki boşanma davasının dava tarihi itibariyle erkeğe yüklenen bu vakıanın devam ettiği, bu nedenle davalı -karşı davacı erkeğin temâdi eden sadakatsizlik eyleminin kadın tarafından affedildiğinin en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulüne olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, ilk derece mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, yurt dışında başka bir kadınla birlikte yaşayan, o kadından çocuk sahibi olmak suretiyle sadakat yükümlülüğünü ihlâl eden ve Türkiye'de yaşayan eşinin ve engelli çocuğunun maddî ve manevî ihtiyaçları ile ilgilenmeyen, eşini bu konuda yalnız bırakan davalı -karşı davacı erkeğin, güven sarsıcı davranışlarda bulunan davacı -karşı davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu dosya kapsamından sabit iken, bölge adliye mahkemesince yanılgılı gerekçe ile,

boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı -karşı davalı kadının ağır, davalı -karşı davacı erkeğin ise az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3- Davacı- karşı davalı kadın dava dilekçesinde, kendisi yararına Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca aylık 600,00 TL tedbir nafakası talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 08.01.2021 tarihinde kurulan ilk hükümde kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş, bu hüküm sadece davalı -karşı davacı erkek tarafından istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama ve hükümdeki bir takım usûli eksiklikler nedeniyle hükmün kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda kadının tedbir nafakası talebi reddedilmiş, hükmün taraflarca istinafı üzerine bu sefer bölge adliye mahkemesince davacı -karşı davalı kadın yararına dava tarihinden itibaren aylık 750,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Taleple bağlılık ilkesi uyarınca hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26).

Davacı -karşı davalı kadın dava dilekçesinde aylık 600,00 TL tedbir nafakası talep etmiş, ilk derece mahkemesince kurulan ilk hükümde yararına hükmedilen aylık 300,00 TL tedbir nafakasına da itiraz etmeyerek de bu miktar yönünden erkek yararına usûli kazanılmış hak oluşmasına sebebiyet vermiştir.

Buna rağmen bölge adliye mahkemesince kadın yararına, hem talep aşılarak hem de erkeğin usûli kazanılmış hakkına aykırı olarak yazılı şekilde aylık 750,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesi usûl ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

4-Yukarıda (2.) bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı -karşı davacı erkek ağır, davacı -karşı davalı kadın ise az kusurludur. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

(TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı -karşı davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir.

O halde, davacı -karşı davalı kadın yararına geçimi için, ilk derece mahkemesince verilen 08.01.2021 tarihli ilk hükmün kadın tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle erkek yararına, yoksulluk nafaka miktarı yönünden oluşan usûli kazanılmış hakkın varlığı da gözetilmek suretiyle uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu isteğin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

5-Yukarıda (2.) bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı -karşı davacı erkek, davacı -karşı davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olup, ağır kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Somut olayda davalı -karşı davacı erkek yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi koşulları oluşmamıştır. O halde davalı -karşı davacı erkeğin manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

6-Yukarıda (2.) bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davalı -karşı davacı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi koşulları somut olayda kadın yararına oluşmuştur.

Bu durumda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı, hakkaniyet kuralları ve ilk derece mahkemesince verilen 08.01.2021 tarihli ilk hükmün kadın tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle erkek yararına, manevî tazminat miktarı yönünden oluşan usûli kazanılmış hakkın varlığı da gözetilmek suretiyle davacı -karşı davalı kadın yararına uygun miktarda manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak isteğin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.), (4.), (5.) ve (6.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün, bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi.26.05.2022(Per.)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/2876, K. 2022/4928, 26 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2876
Karar No
2022/4928
Tarih
26 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/2876 K.2022/9264
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/2876 K.2022/9065
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/2877 K.2022/9262
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/2878 K.2022/9467
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/2878 K.2022/9261
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/2878 K.2022/4791

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.