KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/3010 E., 2022/4883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma - Nafaka
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen boşanma davası, asıl davada hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-davacı kadının TMK m. 169 kapsamında hükmedilen tedbir nafakası yönünden temyiz itirazı yersizdir.
2-Asıl dava erkeğin açtığı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası, birleşen karşı dava da kadının açtığı bağımsız tedbir nafakası davasıdır.
Yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesince, kadının “ kaybolan altınlardan sonra alınganlık yaparak tartışma çıkardığı”, erkeğin “bağımsız konut temin etmediği”, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu oldukları kabul edilerek erkeğin boşanma davasının kabulü ile kadının bağımsız tedbir nafakası davası hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Tarafların karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesince, kadına “sürekli evi terk ettiği” kusuru, erkeğe de “ilgi ve alaka göstermediği” kusuru eklenerek tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle gerekçenin düzeltilmesine karar verilmiş ise de;
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların evlilik birliğinin kurulduğu tarihten fiili ayrılığın gerçekleştiği tarihe kadar geçen 30 yıllık süre zarfında bağımsız ve müstakil bir konutlarının bulunmadığı, erkeğin ailesinin evinde onlarla birlikte yaşadıkları, erkeğin kadına ilgi ve alaka göstermediği gibi yaşanan son olayda kız kardeşinin çalınan altınları nedeniyle kadının sorumlu tutulmasına kayıtsız kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda anılan vakıaların kadına kusur olarak yüklenilmesi doğru bulunmamıştır. Evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesine ilişkin ispatlanmış başka bir kusur da bulunmadığından tam kusurlu erkeğin açtığı boşanma davasının reddi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilip erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/3010, K. 2022/4883, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama