KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/4467 E., 2022/9237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1. Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir. 2. Davacı erkeğin talep miktarı ve zamanaşımına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde:
Somut olayda, mahkemece 01.03.2021 tarihli dilekçe ıslah dilekçesi kabul edilerek artırılan miktar yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, davacı dava dilekçesinde ‘taşınmazların ve aracın yarısının mülkiyetinin davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde bedellerinin yarısının davacıya verilmesini’ talep etmiş, alacak miktarını göstermemiş; sadece harca esas değer göstermiştir.
Davacı 26.09.2018 tarihli açıklama dilekçesinde de dava dilekçesindeki değerin harca esas değer olduğunu açıklamış, yine alacak miktarını göstermemiştir. Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu, davacı vekili 01.03.2021 tarihli dilekçesiyle ‘toplam 163.333,67 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini’ talep etmiş, eksik harcı yatırmıştır.
Dava, tapu iptali tescil olmadığı takdirde alacak talebi ile terditli (kademeli) şekilde açıldığına göre öncelikli tapu iptali ve tescil isteği yönünden reddine karar verilmesi halinde terditli (kademeli) alacak talebinin incelenmesi ve bu hususta bir karar verilmesi gerekecektir. Dava dilekçesinde alacak miktarının ne olduğu hususunda herhangi
bir açıklama yapılmadığı, dava açılırken gösterilen değerlerin ise alacak talebine ilişkin olmayıp tapu iptali ve tescil talebi yönünden harca esas değer olduğu anlaşılmakla, davacı tarafından verilen 01.03.2021 tarihli dilekçe davacı tarafından her ne kadar ıslah dilekçesi olarak sunulmuş ise de niteliği gereğince alacak talebini açıklama dilekçesi niteliğinde olup ıslah dilekçesi değildir. O halde, mahkemece, bu husus göz ardı edilerek 01.03.2021 tarihli dilekçede talep edilen miktar yönünden zamanaşımının dolduğu kabul yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/4467, K. 2022/9237, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama