KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/5770 E., 2022/7845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi ve tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davalı kadının, kusur belirlemesine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı erkek tarafından, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda; “Davacının ayrı yaşama döneminde kalp ameliyatı olduğu, ameliyat sırasında davalı eşin bulunmaması nedeniyle kusurlu olduğu anlaşılmış ise de tarafların ayrı yaşadığı dönemde davacı erkeğin ikinci bir evlilik yaptığı ve bu hali ile evlilik birliğinin bozulmasında davacının davalıdan daha fazla kusurlu olduğu, TMK 166/2 madde gereğince kusuru daha az olan tarafın açılan boşanma davasına itiraz edebileceği...” gerekçesi ile davanın ispatlanamaması nedeni ile reddine karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince esastan ret kararı verilmiş olup davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen kararın gerekçesinde davalı kadına “Fiili ayrılık döneminde davacı erkeğin kalp ameliyatında yanında olmadığı” kusuru yüklenmiş ise de; bu kusur, fiili ayırılık döneminde erkeğin başka bir kadın ile birlikte olduğu ve düğün yaptığı değerlendirildiğinde davalı kadına kusur yüklenemez. Davacı erkek tam kusurludur. Bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı kadının hükmedilen tedbir nafakasının miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı kadın yararına takdir edilen tedbir nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5770, K. 2022/7845, 10 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama