KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/8452 E., 2022/10336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın tarafından TMK’nın 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası açılmış, mahkemece erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Hükme karşı davalı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuş, bölge adliye mahkemesince esastan ret kararı verilmiştir. Hüküm, davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- İlk derece mahkemesince, “...her ne kadar davalı tanıklarının asıl kusurlu tarafın davacı olduğu yönünde beyanlarının olduğu ancak bu beyanların çoğunun duyuma dayalı olduğu, ayrıca davalı tanıklarının beyanlarında davacının, davalının annesine ve babasına yardım etmediği yönündeki beyanları mevcut olsa da bunun mevcut dava ile bir bağının bulunmadığı...” belirtilerek taraflar arasında gerçekleşen son olayda fiziksel şiddet uygulaması nedeni ile davalı erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilmiş; bölge adliye mahkemesince de erkeğin bu husustaki istinaf istemleri reddedilmiştir.
Ancak, davacı kadının kayınvalidesine hakaret ettiği ve davalının ailesi ile birlikte yemek yemediği, ayrı yemek yediği davalı tanıklarının görgüye dayalı beyanlarından anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin ağır, davacı kadının ise az kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu nedenle, mahkemece belirlenen kusur doğru değil ise de hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kusura ilişkin gerekçenin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. (HMK m. 370/4).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/8452, K. 2022/10336, 12 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama