İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8633 K.2022/10917

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından karşı davanın kabulü, tazminat taleplerinin reddi, nafakaların miktarı…

Esas2022/8633Karar2022/10917Tarih27 Aralık 2022Okuma4 dk · 799 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2022/8633 E., 2022/10917 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Aralık 2022
Mahkemesi
Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

799 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından karşı davanın kabulü, tazminat taleplerinin reddi, nafakaların miktarı ve aile konutunun kadına özgülenmesi talebi konusunda karar verilmemiş olması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir.

2. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak görülen karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesince “Davalı-karşı davacı erkeğin evine, eşine ve çocuklarına karşı yeterince ilgi göstermediği, zamanının çoğunu işine ayırdığını, eve geç geldiği, "ev gece gidip uyumak içindir.

Bu nedenle eve bir şey yapmaya, evi büyütmeye, masraf yapmaya gerek yok" şeklinde söylemlerde bulunduğu, davacı-karşı davalı kadına yeterince değer vermediği, kadını ikinci plana attığı.

Davacı-karşı davalı kadının ise her sene İstanbul'dan Van iline ailesinin yanına gelerek en az 3-4 ay sürelerle kaldığı, her ne kadar eşinin rızası dahilinde geliyor olsa da bu durumun aile düzenlerini bozduğu, bu nedenle huzursuzluk yaşadıkları, son olarak dava tarihinden yaklaşık 3 yıl önce Van iline gelerek ailesi ile birlikte yaşamaya başladığı, davalı-karşı davacı erkeğin ve çocuklarının tüm girişim ve çabalarına rağmen geri dönmeyi kabul etmediği, "çocuklarım artık yetişkin, bana ihtiyaçları yok" diyerek dönmeyi reddettiği, öte yandan davalı-karşı davacının aile bireylerine karşı mesafeli davrandığı,

onların müşterek eve gelmelerini istemediği” evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmasına, kadın yararına hükmedilen aylık 600 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakası olarak devamına, davacı-karşı davalı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı-karşı davalı kadın tarafından, karşı davanın kabulü, tazminat taleplerinin reddi, nafakaların miktarı, aile konutunun kadına özgülenmesi talebi konusunda karar verilmemiş olması yönlerinden istinaf kanun yoluna başvurulmuş, istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Dosya incelendiğinde, davacı-karşı davalı kadına “her sene İstanbul'dan Van iline ailesinin yanına gelerek en az 3-4 ay sürelerle kaldığı, her ne kadar eşinin rızası dahilinde geliyor olsa da bu durumun aile düzenlerini bozduğu, bu nedenle huzursuzluk yaşadıkları, son olarak dava tarihinden yaklaşık 3 yıl önce Van iline gelerek ailesi ile birlikte yaşamaya başladığı, davalı-karşı davacı erkeğin ve çocuklarının tüm girişim ve çabalarına rağmen geri dönmeyi kabul etmediği,

"çocuklarım artık yetişkin, bana ihtiyaçları yok" diyerek dönmeyi reddettiği” kusurlu davranış yüklenilmiş olsa da davalı-karşı karşı davacı erkeğe yüklenen ve istinaf edilmeksizin kesinleşen “eşine ve çocuklarına karşı yeterince ilgi göstermediği, zamanının çoğunu işine ayırdığını, eve geç geldiği, "ev gece gidip uyumak içindir.

Bu nedenle eve bir şey yapmaya, evi büyütmeye, masraf yapmaya gerek yok" şeklinde söylemlerde bulunduğu, davacı-karşı davalı kadına yeterince değer vermediği, kadını ikinci plana attığı” kusuru karşısında davacı-davalı kadına eve dönmeme kusuru yüklenmez. Kaldı ki tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı-karşı davacı erkeğin eşinin eve dönmesine yönelik bir girişimi olmadığı sabittir.

Davalı-karşı davacı kadının aile bireylerine karşı mesafeli davrandığı, onların müşterek eve gelmelerini istemediği kusuru ise ispatlanamamış olup, bu kusura yönelik tanık beyanları soyut niteliktedir.

Açıklanan sebeplerle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı-davacı erkek tam kusurludur. Bu nedenle davalı-davacı erkek tarafından açılan karşı davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir. Ancak davacı-davalı kadın tarafından açılan boşanma davasında verilen boşanma hükmü istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden, karşı davanın konusu kalmamıştır. O halde konusuz kalan karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve dava tarihi itibariyle haklılık durumları gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden yeniden bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

3. Yukarıdaki bentte açıklandığı üzere evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50, 51) dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

4. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece, Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde açıklanan sebeplerle temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 27.12.2022 (Salı)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/8633, K. 2022/10917, 27 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8633
Karar No
2022/10917
Tarih
27 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8634 K.2022/10918
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/8635 K.2022/18184
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8635 K.2022/10269
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/8636 K.2022/17586
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8636 K.2022/10919
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8637 K.2022/10878

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.