KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/8736 E., 2022/10743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflarca Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması neticesinde, ilk derece mahkemesince 13.06.2017 tarihli kararı ile tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, velayet, tazminat taleplerinin reddi ve nafaka miktarları yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi ve nafakalar yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davalı-davacı erkeğin vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksik hususların tamamlanması için dava dosyasının ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde, bu kez davalı-davacı erkeğin kusurlu bir davranışının ispatlanmadığı, kadının tam kusurlu olduğu gerekçesi ile kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı-davalı kadın tarafından her iki dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davalı-davacı erkeğin bağımsız konut temin etmediği ve kadının ailesi ile görüşmesine engel olduğu nedeni ile evlilik birliğinin davalı-davacı erkeğin tamamen kusurlu davranışları neticesinde temelinden sarsıldığı gerekçesi ile davacı-davalı kadının istinaf başvurusun kabulü ile davacı-davalı kadının boşanma davasının kabulü ile davalı-davacı erkeğin boşanma davasının reddine, kadın lehine yoksulluk nafakası ile tazminata hükmedilmiştir, bölge adliye mahkemesi kararı davalı-davacı erkek tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında görülen boşanma davasında, 13.06.2017 tarihli kararı ile verilen Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi kapsamındaki her iki boşanma kararı taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında bölge adliye mahkemesi tarafından, ilk derece mahkemesince verilen boşanma hükmünün taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği hususu nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme sonucu davacı-davalı kadının boşanma davasının kabulüne ve davalı-davacı erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/8736, K. 2022/10743, 26 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama