İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2776 K.2023/6349

... ...

Esas2023/2776Karar2023/6349Tarih20 Aralık 2023Okuma10 dk · 2.005 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/2776 E., 2023/6349 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Aralık 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/2199 E., 2022/1903 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.005 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

... ...

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ

Bakırköy 9. Aile Mahkemesi

SAYISI

2017/624 E., 2019/791 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin zina ve haysiyetsiz hayat sürmeye yönelik birleşen davasının reddine, asıl ve birleşen davaların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kadının aleyhine hükmedilen iştirak nafakasına yönelik istinaf talebinin kabulü ile kararın ilgili bendinin kaldırılmasına, yerine yeniden hüküm kurularak erkeğin iştirak nafakası talebinin reddine, kadının sair, erkeğin ise tüm istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

... kadın vekili dava dilekçesinde; erkeğin evin geçimi ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kadının bu nedenle sık sık annesinin evine gitmek zorunda kaldığını, kadın para istediğinde "anneme git orada karnın doyur" dediğini, ortak konutun kirasını ödemediğini, kadının hamile iken annesinin evine dönerek doğumu annesinin yanında annesinin maddî imkanları ile yaptığını, erkeğin hiçbir maddî yardımının bulunmadığını, tarafların yaklaşık bir yıldır ayrı yaşadığını, erkeğin 2017 yılında boşanma davası açtığını ve feragat ettiğini, bu dosyada geçici velâyetin anneye verildiğini,

erkeğin çocuğu görmek istemesi üzerine iki günlüğüne erkeğe verdiğini ancak erkeğin daha sonra çocuğu geri getirmediğini, yaklaşık iki aydır kadının çocuğu göremediğini, icra yoluna üç kere başvurduğunu ancak sonuç alamadığını, şikayette bulunduğunu ve soruşturma açıldığını belirterek davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine,

ortak çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı erkek vekili birleşen dava dilekçesinde; tarafların evliliğinden sonra kadının annesinin evinden ayrılmak istememesi ve annesinin evinde başka erkekler ile görüşmesi nedeni ile erkeğin başka eve çıkmak istediğini, asıl sorunun buradan başladığını, erkeğin ayrı ev tutması üzerine kadının sürekli evden kaçarak annesi ile yaşamak istediğini belirttiğini, bunun üzerine erkeğin boşanma davası açtığını, kadının eve döneceğini ve kendisini affetmesini söylemesi üzerine erkeğin davadan feragat ettiğini, ancak tarafların bir araya gelmediğini,

31.01.2018 tarihinde kadının facebook üzerinden yeni bir evlilik yaptığına dair bildirim yayınladığını, kadının evlilik birliği içinde...isimli kişiden çocuk aldırdığını öğrendiğini, kadının bir çok erkek ile birlikte olduğu yönünde dedikoduların geldiğini, kadının hamile iken 01.08.2016 tarihinde evi terk ettiğini, bu tarihten sonra erkeği sürekli tehdit ettiğini, hakaret ettiğini, erkeğin bir çok şikayetinin olduğunu, kadının en son ... isimli kişi ile birlikte olduğunu, erkeğin ... tarafından tehdit edildiğini, kadının önceki evliliğinden olan kızının da kimlikte görünen isimden başka birine ait olduğunu öğrendiğini,

ortak çocuk doğduktan sonra da kadının erkeğe "gel piçini al, ağlamaktan fıtık oldu, elimizde başına bir şey gelmesin, ben hayatımı yaşayacağım" gibi cümleler söyleyerek ortak çocuğu erkeğe verdiğini, verdikten sonra da görmeye gelmediğini, kadının alkollü mekanlarda gece geç saatlerde sosyal medya hesabından canlı yayın açtığını belirterek birleşen davanın kabulüne, 4721 sayılı Kanun'un 161 inci ve 163 üncü maddeleri uyarınca, olmadığı takdirde 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine,

ortak çocuk yararına iştirak nafakasına, erkek yararına 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin 19.01.2017 tarihinde açtığı boşanma davasının feragat ile sonuçlandığı, erkeğin feragat tarihinden önceki olayları affetmiş sayılması gerektiği, tarafların 2016 yılı Ağustos ayından itibaren ise ayrı yaşamaya başladıkları, biraraya gelmedikleri, feragat tarihinden sonra kadının sosyal medya üzerinde başka erkeklerle çekilmiş fotoğraflarını yayınladığı, "sen adam değilsin, serefsiz, eve dönmüyorum" şeklinde hakaret içerir sözler söylediği,

ortak çocuğu annesine bırakarak türkü barlara gittiği ve çocuk 4 aylıkken erkeğin annesinin bakmasını söylemesi üzerine çocuğun halen baba yanında kaldığı, kadının bu şekilde güven sarsıcı davranışları ve hakaretlerinin sabit olduğu, erkeğin ise tarafların birliktelikleri döneminde düzenli çalışmadığı, eve yeterince bakmadığının sabit olduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğu, ortak çocuğun yaşı küçükse de annenin çocuğu babasına kendisinin teslim ettiği ve halen çocuğun baba ve babaanneyle yaşadığı,

alınan uzman raporuyla yaşam şartlarının ve babanın çocuğa karşı bakım konusunda motivasyonunun yüksek olduğu, annenin yaşadığı ortam itibariyle çocuğun şu anki ortamının onun menfaati yönünden daha iyi olduğu gözetilerek velâyeti babaya bırakılması gerektiği, kadının başka bir erkek ile birlikte yaşadığı ispatlanamadığından ve kadının kusuru kabul edilen olayların haysiyetsiz hayat sürme niteliğinde olmadığından erkeğin zina ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle açtığı boşanma davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile erkeğin zina ve haysiyetsiz hayat sürme özel sebeplerine dayalı birleşen boşanma davasının reddine,

asıl ve birleşen davanın evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine göre kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk için kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının 23.08.2017 tarihinden itibaren kaldırılmasına, velâyeti babaya verilen ortak çocuk yararına aylık 200,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 350,00 TL tedbir nafakasına, kadının yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat talebinin reddine, erkek yararına 8.000,00 TL maddî ve 7.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. ... kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; boşanma kararına itirazlarının olmadığını, erkeğin iki aylıkken ortak çocuğu alıp kadına göstermediğini, kadını tehdit ettiğini ve kadına iftirada bulunduğunu, bu durumun tanık beyanları ile sabit olduğunu, erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar ile ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının kaldırılması gerektiğini belirterek kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar ile iştirak nafakası yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. Davalı-davacı erkek vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; kadının 31.01.2018 tarihinde imam nikahı ile yeni bir evlilik yaptığını sosyal medyadan duyurduğunu, bu durumda erkeğin zinaya dayalı davasının kabulü gerektiğini, erkeğe yüklenen kusurların haksız olduğunu, kadının davasının reddi gerektiğini, hükmedilen tazminatların miktarlarının toplamının erkeğin kadına ödemek zorunda kaldığı tedbir nafakası miktarından düşük olduğunu, kadının zinasının ispatlandığını belirterek asıl davanın kabulü, birleşen zina davasının reddi, kusur belirlemesi, hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarı, aleyhe hükmedilen tedbir nafakası yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, velâyet hususunda anne ile görüşülerek hazırlanmış bir uzman raporu bulunmadığından yeniden rapor hazırlanması için Dairece İlk Derece Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş ise de kadın vekilinin sunduğu dilekçe ile kadının ortak çocuğun kurulu düzeninin bozulmasını istemediğini, rapor için talep edilen masrafın yatırılmayacağını beyan etmesi üzerine ara karar ile anne yönünden sosyal inceleme raporu düzenlenmesi yönündeki ara karardan rücu edildiği,

bu durumda velâyetin babaya verilme kararının çocuğun üstün yararına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince velâyeti babaya bırakılan ortak çocuk yaranına iştirak nafakasına hükmedilmiş ise de kadının bir iş ve gelirinin olmaması ve kendisinin de ihtiyaç sahibi olması nedeni ile hükmedilen iştirak nafakasının kaldırılarak erkeğin iştirak nafakasına yönelik talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile kadının iştirak nafakasına yönelik istinaf talebinin kabulü ile kararın ilgili bendinin kaldırılmasına, yerine yeniden hüküm kurulmasına,

erkeğin iştirak nafakası talebinin reddine, kadının sair, erkeğin ise tüm istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.... kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; boşanma kararına bir itirazının bulunmadığını, erkeğin iki aylıkken ortak çocuğu alıp kadına göstermediğini, kadını tehdit ettiğini ve kadına iftirada bulunduğunu, bu durumun tanık beyanları ile sabit olduğunu, erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatların kaldırılması gerektiğini belirterek kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafların boşanma ve velâyet kararına bir itirazlarının bulunmadığını, kadının boşanma davası kesinleşmeden başka biri ile imam nikahlı olarak yaşamaya başladığını ve bu birliktelikten 08.11.2021 tarihinde doğan bir çocuğunun olduğunu, nüfusta kendisi üzerine kaydedilen bu çocuk nedeniyle soybağının reddi davası açma zorunda kaldıklarını, durum böyle iken erkeğin kadın yararına tedbir nafakası ödemesinin haksızlık olduğunu, nüfusta kendisi üzerine kaydedilen bu çocuk nedeniyle soybağının reddi davası açma zorunda kaldıklarını,

ödenen tedbir nafakasının miktarının toplamının erkek yararına hükmedilen tazminat miktarlarını çoktan geçtiğini, bu nedenle hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarının arttırılması gerektiğini, ayrıca ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının kaldırılmasının da haksızlık olduğunu, kadın lehine pozitif ayrımcılık uygulandığını, kadının evlilik süresince erkeği aldatarak onurunu zedelediğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini belirterek kusur belirlemesi,

zinaya dayalı davasının reddi, aleyhe hükmedilen tedbir nafakası, erkek yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarı, iştirak nafakasının reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık karşılıklı açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkek yararına tazminat ve velâyeti babaya verilen ortak çocuk yararına nafaka verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, şartları var ise miktarlarının dosya kapsamı ve hakkaniyete uygun olup olmadığı, kadının başka bir erkekle yaşayıp yaşamadığı, erkeğin zinaya dayalı davasının reddi kararının ve kadın lehine tedbir nafakası koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü ve 6 ncı maddesi, 161 inci maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 182 nci, 327 nci, 328 inci, 330 uncu maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ncı ve 194 üncü maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ... kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca her iki davanın kabulü tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine, davalı-davacı erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 161 inci ve 163 üncü maddelerine göre açılan davalarının ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının işi ve geliri olmadığı gerekçesi ile velâyeti babaya verilen ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının kaldırılmasına, erkeğin tüm, kadının ise sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş olup hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince erkeğin asıl talebi olan zina hukuki sebebine dayalı davası ispatlanamadığından reddedilmiş ise de; dosya kapsamı ve tanık beyanlarından kadının erkeğin davasından önce ve halen başka bir erkek ile yaşadığı anlaşılmakla kadının zinası ispatlanmış olup erkeğin davasının zina nedenine göre kabulü gerekmektedir.

Ne var ki, asıl ve birleşen davada 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen boşanma hükmüne yönelik bir temyiz itirazı bulunmadığından tarafların boşanmalarına dair verilen karar kesinleşmiştir. Bu halde erkeğin ispatlanan zina hukuki nedenine dayalı davası konusuz kalmış olup bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

3.Somut olayda İlk Derece Mahkemesince kadın yararına aylık 350,00TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Dava öncesinden itibaren başka bir erkek ile birlikte karı-koca hayatı yaşayan kadın yararına tedbir nafakası koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-davacı erkeğin zina hukuki nedenine dayalı davasının reddi ve kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası yönünden davalı-davacı erkek yararına BOZULMASINA,

2.... kadın vekilinin tüm, davalı-davalı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ya yükletilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'e iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

... ...

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2776, K. 2023/6349, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk Derece Mahkemesi
  4. Sayısı
  5. I. Dava
  6. II. Cevap
  7. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  8. IV. İstinaf
  9. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  10. B. İstinaf Sebepleri
  11. C. Gerekçe ve Sonuç
  12. V. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2776
Karar No
2023/6349
Tarih
20 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2777 K.2023/5751
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2779 K.2023/10481
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2780 K.2023/9497
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2783 K.2023/6486
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2784 K.2023/6018
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2784 K.2023/10457

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.