İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2961 K.2024/228

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 162 nci maddesine dayalı davasının reddi ile 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı davasının…

Esas2023/2961Karar2024/228Tarih16 Ocak 2024Okuma7 dk · 1.496 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/2961 E., 2024/228 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1555 E., 2023/103 K.
Dava tarihi
16.05.2018
Karar
Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
Ankara Batı 5. Aile Mahkemesi
Sayısı
2018/423 E., 2021/544 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.496 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 162 nci maddesine dayalı davasının reddi ile 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; erkeğin sinirlendiğinde kendini kaybettiğini, her sinirlendiğinde kadına fiziksel şiddet uyguladığını, 2017 yılında ağır şiddet nedeniyle kadının hastaneye gitmek zorunda kaldığını, 30.04.2018 tarihindeki son olayda ise ağır hakaretler ederek kadını darp ettiğini, parmaklarını kırdığını ve kolunun alçıya alındığını, boğazını sıkıp yüzüne yumruk attığını, hatta 20 aylık ortak çocuğa da fiziksel şiddet uyguladığını, kadının evden ayrıldığını, darp raporu alarak şikayette bulunduğunu, daha sonra ortak çocuğun kıyafetlerini almaya geldiğinde kapının kilidinin değiştirilmiş olduğunu,

kolluk kuvveti yardımı ile kapının açtırılabildiğini, erkeğin ailesinin özellikle de babasının kadın ve ailesini küçümsediğini, erkeğin babasının oğlunu tekrar evlendirebileceğini söylediğini, erkeğin ise bu sözlere hiç tepki vermediğini, belirterek davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 162 nci ve 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine,

ortak çocuk yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, yasal faizi ile birlikte 150.000,00 TL maddî ve 150,000.00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde; kadının evlilik yükümlülüklerine aykırı davranarak en ufak tartışmada evi terk ettiğini, kadının ailesinin her tartışmada eve gelerek kadını aldıklarını, kadının sinirlendiğinde davranışlarını kontrol edemediğini, aile içindeki konuları üçüncü kişilerle paylaştığını, başkalarının yanında erkeği küçük düşürdüğünü, son olayda tartışma esnasında kadının mutfaktaki eşyaları yerlere fırlattığını, kadının kendisine zarar vermesinden korkarak kadını mutfaktan çıkarmaya çalıştığını, bu esnada kadının parmağının zedelendiğini, ortak çocuğa kesinlikle şiddet uygulamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin kadına hakaret ettiği, en son tarafların ortak çocuğu kadının kucağında bulunduğu sırada kadına fiziksel şiddet uyguladığı, çocuğa ve kadına ve çocuğa karşı yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kadının annesi en son yaşanan olay sonrası kızını alıp giderken erkeğin babasının, "kızını al git, ben oğlumu tekrar evlendiririm" dediği, erkeğin bu duruma sessiz kaldığı; kadının ise aile sırlarını başkalarına anlattığı, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin ağır, kadının daha az kusurlu olduğu,

kadının pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma talebine yönelik yapılan değerlendirmede ise bu davranışın boşanma sebebi oluşturması için eşin vücut bütünlüğüne veya sağlığına yönelmesi ve bu davranışın zulüm veya işkence boyutunda olmasının gerektiği, eldeki dosyada bu şartların oluşmadığı, ortak çocuğun ayrılık süresince anne yeninde kaldığı,

belli bir düzeninin olduğu ve alınan sosyal inceleme raporu da dikkate alındığında velâyetinin anneye verilmesi gerektiği gerekçesi ile kadının 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesine dayalı boşanma davasının reddine, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açtığı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine,

ortak çocuk ile baba arasında her ayın ikinci ve dördüncü haftası Cumartesi günü saat 11.00'dan Pazar günü saat 18.00'a, dini bayramların ikinci günü saat 10.00'dan üçüncü günü saat 18.00'a kadar kişisel ilişki tesisine, çocuk yararına hükmedilen aylık 600,00 TL tedbir ve 650,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve 650,00 TL yoksulluk nafakasına, yasal faizi ile birlikte 25.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesine dayalı davanın reddi, kusur belirlemesi, hükmedilen tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakaları ile tazminatların miktarı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. Davalı-davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; boşanma kararına bir itirazlarının olmadığını belirterek kusur belirlemesi, velâyet, kişisel ilişki süreleri, hükmedilen tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası ile maddî ve manevî tazminatlar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillerden erkeğin, kadına birden fazla fiziki şiddet uyguladığı ve hakaret ettiğinin anlaşıldığı, bu nedenle erkeğin, kadına pek kötü ve onur kırıcı davranışta bulunduğunun kabulü gerektiği ancak İlk Derece Mahkemesince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak verilen boşanma hükmü yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmadığından,

4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen boşanma hükmünün kesinleştiği, bu nedenle kadının 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesine dayalı boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, ortak çocuğun idrak çağında olmadığı, anne yanında kaldığı, alınan sosyal inceleme raporunda velâyetin anneye verilmesinin çocuğun yararına olacağının belirtildiği değerlendirildiğinde velâyetin anneye verilmesi kararının uygun olduğu, baba ile ortak çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin sürelerinin babalık duygusunu tatmin bakımından yetersiz olduğu,

tarafların kusur dereceleri, ekonomik ve sosyal durumları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminatlar ile miktarının az olduğu, ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının miktarının az olduğu gerekçesi ile kadının kusur tespiti, 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesine dayalı davasının reddi, yoksulluk ve iştirak nafakaları ile maddî ve manevî tazminatların miktarına ilişkin istinaf talepleri ile erkeğin kişisel ilişkiye yönelik istinaf talebinin kabulü ile kararın hüküm kısmının ilgili bentlerinin kaldırılmasına, yerlerine yeniden hüküm kurulmasına,

kararın kusura ilişkin gerekçesinin açıklandığı şekilde düzeltilmesine, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen boşanma hükmü kesinleştiğinden kadının 162 nci maddeye dayalı boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ortak çocuk yararına aylık 1.000.00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakasına, yasal faizi ile birlikte 60.000,00 TL maddî ve 40.000,00 TL manevî tazminata, ortak çocuk ile baba arasında;

her ayın birinci ve üçüncü Cumartesi günü saat 10.00 ile Pazar günü saat 18.00 arasında, dini bayramların ikinci günü saat 13.00 ile ertesi gün saat 18.00 arasında, her yıl sömestr tatilinin ilk haftası Pazartesi günü sabah saat 10.00'dan takip eden Pazartesi günü akşam saat 18.00'e kadar, her yıl Temmuz ayının birinci günü saat 10.00 ile on beşinci günü saat 18.00 arasında kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; boşanma kararına bir itirazlarının olmadığını, velâyeti anneye verilen ortak çocuğun her gün uzak mesafedeki okula gidip geldiğini, gittiği okulun köy okulu olduğunu, çocuğun eğitim durumunun etkileneceğini, velâyetinin babaya verilmesi gerektiğini, ayrıca düzenlenen kişisel ilişkinin yetersiz olduğunu, yaz tatilinde en az bir ay kişisel ilişki kurulması gerektiğini, özellikle telefonla görüşme yönünden hüküm kurulması gerektiğini, evliliğin sona ermesinde kadının kusurlu olduğunu, bu nedenle hükmedilen maddî ve manevî tazminatların kaldırılması gerektiğini,

ayrıca hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakasının miktarının fahiş olduğunu, erkeğin daha önceki evliliğinden olan çocuğunun velâyetinin de erkekte olduğunu ve bu çocuğun bakımı ve eğitimi için olan giderleri tek başına karşıladığını belirterek kusur belirlemesi, velâyet, kişisel ilişki, hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakası ile maddî ve manevî tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, erkeğe yüklenen kusurların dosya kapsamına uygun olup olmadığı, velâyete ilişkin kararın dosya kapsamına ve çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı, baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişki sürelerinin yeterli olup olmadığı, kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat ile ortak çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakası verilme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, şartları var ise miktarlarının dosya kapsamı ve hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 162 nci maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 323 üncü maddesi, 330 uncu maddesi, 336 ncı maddesi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri . 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2961, K. 2024/228, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2961
Karar No
2024/228
Tarih
16 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/2961 K.2024/7737
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/2962 K.2024/7738
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2962 K.2024/222
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/2963 K.2024/7739
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/2963 K.2024/91
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/2964 K.2024/7740

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.