İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4413 K.2024/3337

Taraflar arasındaki boşanma ve boşanmadan sonra evlilik soyadını kullanmaya izin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacının boşanma kararından sonra evlilik soyadını kullanmaya…

Esas2023/4413Karar2024/3337Tarih9 Mayıs 2024Okuma5 dk · 1.082 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/4413 E., 2024/3337 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/103 E., 2023/250 K.
Karar
Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 4. Aile Mahkemesi
Sayısı
2018/539 E., 2020/504 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.082 kelime·5 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma ve boşanmadan sonra evlilik soyadını kullanmaya izin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacının boşanma kararından sonra evlilik soyadını kullanmaya devam etmesine karar verilmiştir.

Kararın her iki taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak kaldırılan yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin alkol bağımlısı olduğunu, çalışmadığını, müsrif olduğunu, borçlandığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk için her yıl artış ile 1.000,00 TL iştirak nafakası ile 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine, davacı kadının eşinin soyadını kullanmaya devam etmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı kadının iddialarının doğru olmadığını, davacı kadının davalı erkeği aşağıladığını, annesine aşırı düşkün olduğunu, her hafta sonu annesinin evine gidip kaldıklarını, davacı kadının erkeği evden kovduğunu iddia ederek boşanma davasının kabulüne, çocuğun velâyetinin ortak verilmesine, 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın davacı kadından alınarak davalı erkeğe verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının alkoliklik derecesinde olmamakla birlikte aşırı alkol kullanımının olduğu, bu durumun tarafların arasında geçimsizliğe sebep olduğu, davalının alkol kullanımı konusunda gerekli desteği almaya yanaşmadığı, davalının emekli olduğu, uzun zaman önce emekli olmasına rağmen davacı çalışmaya devam ettiği halde çalışmadığı, tarafların arasında adeta çalışma yönünden kadın - erkek kimliklerinin yer değiştirmiş olduğu, kadının ailenin geçimi için çalışmasının yanı sıra krediler çekmek zorunda kaldığı,

bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğu gerekçesi ile davacı kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, boşanmaya yol açan olaydaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı ile davacı kadının boşanmakla en azından eşinin desteğini yitirecek olmasının sabit olması,

davalının tutum ve davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesi ile 20.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tarafların ortak çocukları 01.07.2002 doğumlu olup, reşit olduğundan çocuğun velâyeti ve çocuk için iştirak nafakası bağlanması hususlarında karar verilmesine yer olmadığına, boşanmaya sebep olan olaylarda davalının tam kusurlu olduğu kabul edildiğinden davalının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, davacı vekili tarafından müvekkilinin evlilik soyadı olan " ... " soyadını kullanmak istediğine yönelik dava dilekçesindeki talebi,

bu talebin harçlandırılmış olması ve davalı vekilinin de evlilik soyadını kullanmaya muvafakatinin bulunması nazara alınarak davacının " ... " soyadını kullanmasına, boşanma davasında davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 3.400,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, soyadını kullanmaya izin verilmesi talebinin kabul edilmesi sebebi ile 1.700,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı erkek vekili; kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, tazminat taleplerinin reddi ve vekâlet ücreti yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davacı kadın vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesi ile, tazminat miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince yapılan kusur belirlemesinin maddî gerçeğe uygun ve yerinde olduğu, tarafların kusur dereceleri, ekonomik ve sosyal durumları, kadının boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatlerinin zedelenmesi karşısında kadın lehine maddî tazminata karar verilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı ancak miktarının hakkaniyet gereğince az olduğu, boşanmaya neden olan davalının kusurlu davranışlarının davacının kişilik haklarını ihlal etmemesi nedeniyle manevî tazminat koşulları oluşmadığından,

davacının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerine kabulünün hatalı olduğu, davalının tam kusurlu olması nedeniyle maddî ve manevî tazminat şartlarının gerçekleşmediği, İlk Derece Mahkemesince davalının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu, boşanma davası ile evlilik soyadının kullanılmasına izin davasının kabul edilmesi nedeniyle, her iki dava yönünden iki ayrı vekâlet ücretine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacının maddî tazminatın miktarına yönelik istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının buna ilişkin kısımlarının kaldırılmasına,

50.000,00 TL maddî tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının manevî tazminata yönelik istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının buna ilişkin kısımlarının kaldırılmasına, davacının manevî tazminat talebinin reddine, tarafların diğer istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddî tazminat ve miktarı, vekâlet ücreti ve tazminat taleplerinin reddi yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, davacı kadın yararına maddî tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, miktarının uygun olup olmadığı, davalı erkeğin tazminat taleplerinin reddi kararının doğru olup olmadığı ve kadının reddedilen manevî tazminat talebi nedeni ile erkek yararına vekâlet ücreti verilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4413, K. 2024/3337, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4413
Karar No
2024/3337
Tarih
9 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4417 K.2024/1411
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4424 K.2024/7188
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4425 K.2024/2885
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4425 K.2024/1412
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4426 K.2024/1742
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4434 K.2024/7060

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.