KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/4665 E., 2025/142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/735 E., 2023/143 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 7. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/933 E., 2019/759 K.
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından her iki dava ve fer'îleri yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise zina hukuki sebebine dayalı talebin reddi, tazminatların ve nafakaların miktarları ile istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmaması yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 14.01.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... ve vekili gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... ile vekili Avukat ... geldiler. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle erkeğe İlk Derece Mahkemesince yüklenen "fiziksel ve cinsel şiddet" vakıalarının ispatlanamadığı ve erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, ancak Mahkemece belirlenen ve geçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin yine de tam kusurlu olduğunun ve ortak çocuk ...'in inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4665, K. 2025/142, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama