İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4748 K.2024/1464

Taraflar arasındaki boşanma ve birleşen nafaka davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/4748Karar2024/1464Tarih4 Mart 2024Okuma6 dk · 1.218 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/4748 E., 2024/1464 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/235 E., 2023/843 K.
Dava tarihi
09.08.2021 - 25.06.2021
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Sinop 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Sayısı
2021/242 E., 2022/479 K. (Birleşen Dosya Sinop 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2021/188 E. 2022/13 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.218 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma ve birleşen nafaka davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı-davalı erkek dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı-davacı kadının kendisine fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, bağırdığını, işleri ve pandemi nedeniyle hafta içi Erfelek ya da köyde kaldığını, hafta sonları Sinop Merkezdeki evinde kaldığını, davalı-davacının eve gittiğinde kavga çıkardığını, ilgisiz olduğunu, kendisini istemediğini, Sinop'tan gitmek istediğini söylediğini, başka kadınlarla ilişkisi olduğuna dair iftira attığını, iş yerine gelerek arkadaşlarının yanında kendisine hakaret ettiğini kavga çıkardığını,

önceki evliliğinden olan çocuklarına yaptığı maddî harcamaları ve eski eşine ödediği nafaka nedeniyle sorun çıkardığını, kendi kök ailesi ile konuşmak istemediğini, kendisine şantaj yaptığını, eşyalarını sokağa attığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı-davalı erkek tarafından birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı-davacı kadının kendisine fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, ilgisiz olduğunu, işleri ve pandemi nedeniyle hafta içi Erfelek'te ya da köyde kaldığını hafta sonları Sinop Merkezdeki evinde kaldığını davalı-davacı kadının eve gittiğinde kavga çıkardığını, kendisini istemediğini, Sinop'tan gitmek istediğini söylediğini, başka kadınlarla ilişkisi olduğuna dair iftira attığını, iş yerine gelerek arkadaşlarının yanında kendisine hakaret ettiğini kavga çıkardığını,

önceki evliliğinden olan çocuklarına yaptığı maddî harcamaları ve eski eşine ödediği nafaka nedeniyle sorun çıkardığını, kendi kök ailesi ile konuşmak istemediğini, kendisine şantaj yaptığını, eşyalarını evden alması hususunda mesaj gönderdiğini, kendi evine gidemediğini, boşanma davası açacağını beyan etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı-davacı kadın cevap dilekçesinde özetle; davacı-davalı erkeğin kendisini göndermeye çalıştığını, aşağıladığını ve hastalığı ile ilgilenmediğini, kendisine vatandaşlık verilmeyeceği gibi hususlarda kendisini kokuttuğunu, iş değişikliğini haber vermediğini, evin ihtiyaçları için kendisine para vermediğini, bu nedenle nafaka davası açmak zorunda kaldığını, davacı-davalının gömleğini yırttığını kovduğunu, tehdit ettiğini davacıdan boşanmak istemediğini, bu nedenlerle davacının davasının reddini aylık 4.000,00 TL tedbir nafakası, boşanmaya karar verilmesi halinde 250.000,00 TL tazminat talep etmiştir.

2.Davalı-davacı kadın tarafından birleşen Sinop 2.Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2021/188 E. 2022/13 K sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde özetle; davalı-davacı erkeğin birlik görevini yerine getirmediğini, son iki aydır eve gelmediğini, kendisinin işinin ve Türk Vatandaşlığının olmadığını, maddî sıkıntı yaşadığını, evliliğinin devamından yana olduğunu, davalının iyi bir gelirinin olduğunu,

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 196 ncı ve 197 nci madde hükümleri gereğince haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın ortak evi terk eden birlikte yaşamaktan kaçınan davalı-davacının ailenin geçimine ve ihtiyaçlarına katkısını talep ettiğini, davalı-davacının aile birliğine yapması gereken parasal katkının tayinine, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ilişkin hususların tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; tarafların kusur durumları değerlendirildiğinde davacı-davalı erkeğe yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, davalı kadının ise davacı-davalıya karşı eski eşine nafaka ödediği ve çocuklarına yardım ettiği için davacıya kızdığı, davacı-davalının kendisini aldattığına ilişkin davacı-davalıya ve üçüncü şahıslara beyanlarda bulunduğu, davacı-davalının eşyalarını sokağa attığı, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı,

kadının evlilik birliğinin sarsılmasında tam kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, davalı-davacı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tam kusurlu olması nedeniyle davalı-davacı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, 4721 sayılı Kanun'un 169 uncu maddesi, 185 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 186 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına 1.000,00 TL tedbir nafakasına,

birleşen dava yönünden 4721 sayılı Kanun'un 195 inci ve 196 ncı maddelerine göre aile birliğine yapılacak katkının belirlenmesi için tarafların hali hazırda bir arada yaşamalarının gerektiği, tarafların hali hazırda bir arada yaşamadıkları bu nedenle davacının talebinin ayrı yaşamakta haklılığa dayanan 4721 sayılı Kanun 197 inci maddesinde düzenlenen tedbir nafakasına ilişkin olduğu, davacı kadının ayrı yaşamakta haklılığına sebep olarak sunduğu dava dilekçesindeki vakaları ispat edemediği, davalı-davacı erkeğin haklı bir gerekçe olmaksızın kendisi ile birlikte yaşamaktan kaçındığını da ispat edemediği,

bu nedenle davacı-davalı kadının tedbir nafakası talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı-davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin tanık beyanlarını yanlış değerlendirdiğini, davalı-davacı kadına yüklenen kusurları kabul etmediklerini, davacı-davalı erkeğin evin geçimini sağlayacak para vermediğini, davacı-davalı erkek hakkındaki iddialarını ispatladıklarını, tedbir nafakası açısından davacı-davalının haklı veya haksız şekilde evi terketmiş olmasının da bir önemi bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin kadının açtığı tedbir nafakası davasını, sonradan açılan boşanma davası ile birleştirmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile her iki dava yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin tanık beyanlarını yanlış değerlendirdiğini, davalı kadına yüklenen kusurları kabul etmediklerini, davacı erkeğin evin geçimini sağlayacak para vermediğini, davacı erkek hakkındaki iddialarını ispatladıklarını, tedbir nafakası açısından davacı-davalının haklı veya haksız şekilde evi terketmiş olmasının da bir önemi bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin kadının açtığı tedbir nafakası davasını, sonradan açılan boşanma davası ile birleştirmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçeleri ile her iki dava yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte davalı kadından kaynaklanan bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, erkeğin boşanma davasının kabulünün yerinde olup olmadığı ile davalı-davacı kadının birleşen 4721 sayılı Kanun'un 197 nci maddesi kapsamındaki tedbir nafakası davasının kabulü şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci, 195 inci, 196 ıncı ve 197 nci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4748, K. 2024/1464, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4748
Karar No
2024/1464
Tarih
4 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/4748 K.2024/2088
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4751 K.2024/1340
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4752 K.2024/2217
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/4753 K.2024/2089
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/4753 K.2024/2957
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4753 K.2024/890

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.