KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/5131 E., 2024/1773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1756 E., 2023/221 K.
- Dava tarihi
- 26.12.2018
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/299 E., 2020/65 K.
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin aşırı sinirli olduğunu, kadına fiziksel şiddet uyguladığını, kadına hakaret ettiğini ve aşağıladığını, ters ilişkiye zorladığını iddia ederek davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, çocuklar yararına ayrı ayrı aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı kadının dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı, kadının tanık delilinden vazgeçtiği, delil olarak sadece davalı erkeğin rahatsızlığına ilişkin hastane evrakları ile tarafların evliliklerinin başındaki soruşturma dosyasının mevcut olduğu, davacı kadının erkeğin kusuruna ilişkin olan vakıaları ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur değerlendirmesi, davanın reddi ile boşanmanın fer'îleri hakkında karar verilmesi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı kadın iddiasını ispata yönelik hastane kayıtları, tanık, yemin, bilirkişi raporu ve her türlü yasal delile dayanmış, dava dilekçesinde iki tanık bildirmiş, yargılama sırasında tanık dinletmekten vazgeçmiş, davalı erkek tarafından vazgeçmenin açıkça kabul edilmiş olması nedeni ile tanıklar dinlenmemiş olup erkeğe ait hastane kayıtları getirtilmiş, sağlık kurulu raporu da alınmış, remisyonda bipolar efektif bozukluğu olduğu, fiil ehliyetinin bulunup kısıtlanması gerekmediğinin belirlendiği, davacı kadının iddiasını ispata yönelik başkaca delili bulunmadığı, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesi ile davacı kadının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kadın vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; kusur değerlendirmesi, davanın reddi yönünden temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasında; taraflar arasında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olacak ve ortak hayatın devamına imkan vermeyecek nitelikte davalı erkekten kaynaklanan bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, davanın kabulü koşullarınını gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı ve 194 üncü maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5131, K. 2024/1773, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama