KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/6081 E., 2025/1291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/37 E., 2023/207 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/10 E., 2022/56 K.
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise boşanma talebinin kabulü, kusur belirlemesi, manevî tazminat ve tedbir nafakası miktarları, yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı ... ile vekili Avukat .... ve karşı taraf davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle erkeğe kusur olarak yüklenen "Hakaret" vakıasının ispatlanamadığının ve erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin ancak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı-erkek vekilinin tüm, davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı dikkate alındığında davalı kadın yararına takdir edilen manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
3.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince kadının, ücretli öğretmenlik yaptığı, düzenli gelirinin olduğu ve boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadının asgari ücret düzeyinde gelirinin olduğu ve asgari ücret düzeyindeki gelirin kendisini yoksulluktan kurtarmayacağı (HGK 24.12.2014 tarih 2013/2-1364 Esas - 2014/1082 Karar sayılı kararı) gözetildiğinde yoksulluk nafakası koşullarının somut olayda kadın yararına gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda erkeğin sosyal ve ekonomik durumu da göz önüne alınarak kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6081, K. 2025/1291, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama