İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/6304 K.2024/4488

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlere, erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmiştir.

Esas2023/6304Karar2024/4488Tarih11 Haziran 2024Okuma7 dk · 1.459 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/6304 E., 2024/4488 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Haziran 2024
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2378 E., 2023/1046 K.
Karar
Başvurunun kısmen kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
Konya 4. Aile Mahkemesi
Sayısı
2019/807 E., 2022/443 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.459 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlere, erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde; erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sürekli kötü muamelede bulunduğunu, psikolojik şiddet uyguladığını, sürekli tehdit, şantaj yaptığını, sürekli hakaret ettiğini, aşağıladığını, eve geç geldiğini ya da hiç gelmediğini, ekonomik şiddet uyguladığını, çocuk ...'a hakaret ettiğini, cinsel ilişkiden kaçındığını, intihar teşebbüsünde bulunduğunu, şiddet uyguladığını, tüm bu nedenlerle tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortka çocuğun velâyetinin anneye verilmesine,

ortak çocuk için aylık 5.000,00 TL tedbir ve 10.000,00 TL iştirak nafakasına, kadın için aylık 10.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile yasal faiziyle 500.000,00 TL maddî 1.000.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; kadının cinsel ilişkiden kaçındığını, agresif davrandığını, defalarca ilaç içtiğini, sürekli hakaret ettiğini, aşağıladığını, beddua ettiğini, saygısız davrandığını, çocukları babaya karşı doldurduğunu, aşırı kıskanç ve şüpheci davrandığını, şirketle ilgili kredilere imza atmadığını, şirketin işleyişine karıştığını, erkek kardeşini tehdit olarak kullandığını, sürekli küs gittiğini, erkeğin ailesine gitmek istemediğini, olumsuz davrandığını, tüm bu nedenlerle tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, çocuğun velâyetinin babaya verilmesine 250.00,00 TL maddî 250.000 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin kızı ...'ye Suriyeli bir kadınla birlikte yaşadığını söylediği, bu şekilde erkeğin güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, yine tanıklar ... . ve ... .'nin beyanlarından anlaşıldığı üzere erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı, erkeğin tam kusurlu olduğu, kadına atfı kabil herhangi bir kusur ispatlanamadığı, kadın tanıklarının bir kısım beyanları dahil, tanık beyanlarının çoğunluğunun genel, soyut ve duyuma dayalı beyanlardan ibaret olduğu, erkeğin iddialarını ispatlayamadığı, kadının zina iddiası yönünden ise;

tanık beyanları ve dosya kapsamındaki diğer delillerin zina olgusunu ispata elverişli olmadığı, kaldı ki 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi uyarınca özel boşanma nedeni olan zina nedenine dayalı bir davanın da bulunmadığı, ortak çocuk ...'un yaşı, psiko-sosyal gelişimine dair menfaat ve ihtiyaçları dikkate alınarak velayetinin annesine verilmesinin uygun olacağı, kendisine velâyet tevdi edilmeyen babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması gerektiği, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle kadının davasının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince kabulü ile tarafların boşanmalarına,

erkeğin davasının reddine, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk ... lehine 2.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın lehine dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 2.500,00 TL tedbir nafakasına, karar kesinleştiğinde aylık 4.000,00 TL yoksulluk nafakasına, kadın lehine kararın kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 400.000,00 TL maddî ve 350.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı-karşı davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde; kusur belirlemesi, zina nedenine dayalı talep yönünden karar verilmemesini, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminatın miktarları yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde; kusur belirlemesi, asıl davanın kabulünü, karşı davanın reddini, velâyeti, kadın lehine tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat verilmesini, erkek lehine maddî ve manevî tazminat verilmemesi yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğe sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı hususunda kusur verilmesi gerektiği halde güven sarsıcı davranış yönünde kusur verilmesinin hatalı olduğu, erkeğe verilen diğer kusurun sabit olduğu, erkeğin sürekli eve geç geldiği sabit olduğu halde bu hususta kusur verilmemesinin hatalı olduğu, erkeğin başkaca kusurunun ispatlanamadığı, kadının kusurlu davranışlarının ispatlanamadığı,

zina nedenine dayalı talep açısından: kadının dava dilekçesi içeriğinde 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinden bahsettiği, ancak dilekçesinin sonuç ve talep kısmında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma talebinde bulunduğu, zina nedenine dayanmadığı anlaşıldığından bu talep yönünden karar verilmemesinin doğru olduğu, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, evlilik birliğinin devamında taraflar ve çocuk açısından herhangi bir yarar kalmadığı, asıl davanın kabul edilmesinin doğru ve yerinde olduğu, karşı davanın reddin doğru ve yerinde olduğu,

ortak çocuğun ayrılık döneminde anne ile yaşaması SİR raporunda velâyetin anneye verilmesinin belirtilmesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında velâyetin anneye verilmesi doğru olduğu, iştirak nafakasının miktarının az olduğu, kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi yerinde olup miktarının az olduğu, kadın yararına maddî ve manevî tazminat verilmesinin yerinde olduğu, takdir edilen maddî ve manevî tazminat miktarının ölçülülük ilkesine göre az olduğu, geçimsizliğe sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu,

tam kusurlu erkek lehine maddî ve manevî tazminat verilmemesinin doğru ve yerinde olduğu gerekçesiyle kadının kusur belirlemesi, yoksulluk ve iştirak nafakası ile tazminatların miktarları yönlerinden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yerine yeniden hüküm kurmak suretiyle ortak çocuk için aylık 5.000,00 TL iştirak nafakasına, kadın için aylık 10.000,00 TL yoksulluk nafakası ile yasal faizi ile birlikte 500.000,00 TL maddî ve 500.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin tüm, kadının sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı-karşı davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde; zinaya dayanıldığını, Mahkemece hukuki nitelendirmenin hatalı yapıldığını, davanın aldatmaya dayandığını ileri sürerek kusuru, zina nedenine dayalı talep yönünden karar verilmemesini, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminatların miktarları yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde; kusur belirlemesini, asıl davanın kabulünü, karşı davanın reddini, velayet, kadın lehine tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat verilmesini, erkek lehine maddî ve manevî tazminat verilmemesi yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadının davasının kabulü ile erkeğin davasının reddinin yerinde olup olmadığı, nafakalar ve tazminatlar ile kadının dava dilekçesi ile zina hukuki sebebine dayalı davasının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesi, 161 inci maddesi, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 175 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, velâyeti anneye verilen ortak çocuk yararına takdir edilen tedbir ve iştirak nafakaları azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun’un hakkaniyet ilkesi ile ilgili 4 üncü maddesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücü ile kişilik haklarına yapılan saldırının kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi nazara alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı-karşı davalı kadın yararına hükmedilen manevî tazminat ile ortak çocuk için hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarı yönünden BOZULMASINA,

2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki temyiz giderinin ...'a yükletilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'e iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6304, K. 2024/4488, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. Iı.cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6304
Karar No
2024/4488
Tarih
11 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/6311 K.2024/4637
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/6312 K.2024/4903
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/6314 K.2024/4642
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/6316 K.2024/4906
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/6318 K.2024/4901
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/6320 K.2024/7876

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.