İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/6362 K.2024/7736

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/6362Karar2024/7736Tarih23 Ekim 2024Okuma7 dk · 1.361 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/6362 E., 2024/7736 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ekim 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/588 E., 2023/1416 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Isparta 2. Aile Mahkemesi
Sayısı
2019/550 E., 2021/511 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.361 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-davacı erkeğin müvekkilini baskı altına aldığını, müvekkilinin hiç bir yere çıkamadığını, yaptığı pazar alışverişlerinin bile sorun olduğunu, erkeğin ekonomik baskı kurduğunu, erkeğin müvekkiline iftira attığını, erkeğin eşine karşı ilgi göstermediğini, erkeğin eşini ittirdiğini ve yere düşürdüğünü, erkeğin eşyaları internet üzerinden satarak evi terk ettiğini, erkeğin şiddet uyguladığını,

cinsel birliktelik kuramadıklarını bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, davacı-davalı kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı erkek vekili, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; kadının iddialarının asılsız olduğunu, kadının savurgan olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen görevleri yerine getirdiğini, kadının komşuları bir birine düşürdüğünü, apartmanda kadının sevilmediğini, cinsel ilişkiye girmemenin kadının kusuru olduğunu, kadının Isparta'ya taşınma konusunda baskı kurduğunu, gereksiz yere tartışmalar çıkardığını, kadının gizli gizli sigara içtiğini, evdeki üzerine düşen görevleri yerine getirmediğini, kadının müvekkilinin ailesi ile görüşmek istemediğini belirterek evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını bu nedenle asıl davanın reddine,

karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacı erkek yararına 100.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, tarafların dilekçelerin teatisi aşamasında karşılıklı olarak ileri sürdükleri vakıalardan cinsel birleşmenin sağlanamaması vakıası dışında kalan diğer vakıaların karşılıklı olarak affedildiği veya en azından hoş görüyle karşılandığının anlaşıldığı, zira tarafların Kocaeli İli Darıca İlçesinde bulunan müşterek konutlarında yaşadıkları son tartışmadan sonra davacı-davalı kadının ailesinin Isparta'dan Darıca'ya gittikleri sonra hep birlikte Isparta'ya döndükleri, bir süre Isparta'da kalan tarafların birlikte tekrar müşterek konutlarına döndüğü,

daha sonra davacı-davalı kadının "kafa dinlemek" amacıyla Isparta'ya ailesinin yanına geldiği, burada bir evlilik terapistiyle iletişime geçtiği, terapistin eşinin de terapiye iştirak etmesi gerektiğini belirtmesi üzerine davalı-davacı erkeğin Darıca'dan Isparta'ya gelip terapiye katıldığı, sonraki tekrar Darıca'ya döndüğü, bu süreçte kadına bir kaç kez hediye gönderdiği ancak sonrasında tarafların bir daha bir araya gelemediklerinin anlaşıldığı;

tarafların cinsel birliktelik kuramadıklarının ise her ikisinin de kabulünde olduğu ancak bu konuda birbirlerini suçladıkları, davalı-davacı erkek hakkında alınan sağlık raporunda her ne kadar "hafif arteryel yetmezlik" olduğu tespit edilmiş ise de bunun tama yakın ereksiyon anlamına geldiğinin belirtildiği, kadın hakkında alınan sağlık raporunda da cinsel birleşmeye engel bir rahatsızlığının bulunmadığının bildirildiği,

buradan olarak cinsel birleşmenin gerçekleşmemesinin kusurunun kimde olduğunun taraflarca usulünce ispatlanamadığı ancak cinsel birleşmenin gerçekleşmediği tarafların kabulünde olduğundan bu konuda her ikisinin de eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile dava ve karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun’un evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, tarafların karşılıklı maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, davacı-davalı kadın yararına bir defaya mahsus olmak üzere toptan 20.000,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı-davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde; kadın eşin tam kusurlu olduğunu, tanık anlatımlarının tamamen soyut, duyuma dayalı iddialar olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının kabul edilen boşanma davası ve yoksulluk nafakası, erkeğin reddedilen maddî ve manevî tazminat talebi yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davacı-davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde; erkeğin tam kusurlu olduğunu, kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarı, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talebi yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde; kadın eşin tam kusurlu olduğunu, tanık anlatımlarının tamamen soyut, duyuma dayalı iddialar olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının kabul edilen boşanma davası ve yoksulluk nafakası, erkeğin reddedilen maddî ve manevî tazminat talebi yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davacı-davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde; erkeğin tam kusurlu olduğunu, kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarı, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talebi yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kadının boşanma davasının kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı, kusur belirlemesi, delillerin takdirinde hata edilip edilmediği, tazminatlar, nafakalar noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesi, 174 üncü maddesi, 175 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkeğin tüm; kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince tarafların tartıştıkları daha sonra barışıp bir araya geldikleri, birlikte yaşadıkları, sonrasında kadının ziyaret amaçlı ailesinin yanına gittiği, tarafların bir daha bir araya gelemediklerinin anlaşıldığı; tarafların cinsel birliktelik kuramadıklarının ise her ikisinin de kabulünde olduğu ancak bu konuda birbirlerini suçladıkları, davalı-davacı erkek hakkında alınan sağlık raporunda her ne kadar "hafif arteryel yetmezlik" olduğu tespit edilmiş ise de bunun tama yakın ereksiyon anlamına geldiğinin belirtildiği,

kadın hakkında alınan sağlık raporunda da cinsel birleşmeye engel bir rahatsızlığının bulunmadığının bildirildiği, buradan olarak cinsel birleşmenin gerçekleşmemesinin kusurunun kimde olduğunun taraflarca usulünce ispatlanamadığı ancak cinsel birleşmenin gerçekleşmediği tarafların kabulünde olduğundan bu konuda her ikisinin de eşit kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği değerlendirilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların yaklaşık 2 yıldır birlikte oldukları,

kadının cinsel birliktelikten kaçındığı ispat edilemediği gibi kadının cinsel birlikteliğinin gerçekleşmesine engel bir rahatsızlığının da tespit edilemediği anlaşılmış olup cinsel birlikteliğin gerçekleşmemesinin kadına kusur olarak yüklenmesi doğru değildir. Davalı-davacı erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir.

Hal böyle iken hatalı değerlendirme ile tarafların eşit kusurlu olduklarına karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

3.4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür.

Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır.

O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönlerinden KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının maddî ve manevî tazminat talebi yönlerinden BOZULMASINA,

3.Davalı-davacı erkek vekilnin tüm; davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6362, K. 2024/7736, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6362
Karar No
2024/7736
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/6365 K.2024/15300
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/6368 K.2024/5918
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/6373 K.2024/5620
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/6374 K.2024/10465
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6379 K.2024/5663
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6381 K.2024/5884

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.