İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/6555 K.2023/4492

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, sağ kalan eşin kusurlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Esas2023/6555Karar2023/4492Tarih4 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.445 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/6555 E., 2023/4492 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Ekim 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Sayısı
2023/65 E., 2023/89 K.
Karar
Karar verilmesine yer olmadığı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.445 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, sağ kalan eşin kusurlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı erkek mirasçıları ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı- karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2008 yılında evlendiklerini, 2009 doğumlu ... isimli bir çocukları olduğunu, tarafların 2010 yılından bu yana ayrı yaşadıklarını, nafaka davalarının görüldüğünü, erkeğin kadını ve çocuğunu arayıp sormadığını, kadına dön ihtarında bulunduğunu, ortak çocuğun ayağından özürlü olduğunu bu nedenle kadının sürekli suçlandığını, erkeğin 2010 yılından beri çocuğunu hiç görmediğini, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, ortak çocuk için aylık 400,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın lehine aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı- karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının iddialarının gerçek dışı olduğunu, kadının evi sebepsiz yere terk ettiğini, tarafların bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 01.03.2016 tarihli ve 2014/244 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararıyla; kadının sebepsiz yere evi terk edip kendi ailesinin yanına gittiği, giderken ortak çocuğu ve beşiğini de yanında götürdüğü, bir daha müşterek eve dönmediği, ortak çocuğun ayağındaki rahatsızlığı bahane ederek aile içinde huzursuzluk çıkardığı, müşterek hanenin bulunduğu yakasinek kasabasını küçük olduğundan orada yaşamak istemediği, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda kadının tam kusurlu olduğu,

erkeğin kusursuz olduğu gerekçesiyle kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, çocuk için aylık 300,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın lehine aylık 350,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı- karşı davalı kadın vekili her iki dava yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili ise velayet, iştirak nafakası miktarı ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 05.04.2018 tarihli kararıyla; Mahkemece, kadına 14.04.2015 tarihli duruşmada tanık isim ve adreslerini bildirmek üzere verilen iki haftalık kesin sürede masrafın gider avansından karşılanmasına hükmedildiği, ancak verilen bu kesin sürenin masrafların neler olduğunun açıkça gösterilmemesi ve tanık ücretlerinin belirtilmemesi sebebiyle usulüne uygun olmadığı, kadına tanıklarını bildirmesi için usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına, bozma sebebine göre erkeğin boşanma davası hakkında yeniden hüküm kurulacağından sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. İkinci Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 31.03.2022 tarihli kararla; erkeğin dava tarihinden sonra vefat etmesi nedeni ile evlilik birliğinin ölüm ile sona erdiğinin anlaşılması karşısında tarafların karşılıklı boşanma talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin mirasçılarının davaya dahil olması karşısında davaya, boşanma davası açılmasına neden olan olaylarda hangi tarafın kusurlu olduğuna ilişkin inceleme yapmak üzere devam edilmesine, erkeğin kadını annesinin evine bırakarak arayıp sormadığı ve ortak çocuk ile ilgilenmediği, duygusal şiddete neden olduğu, erkeğin eve dönmesi için kadına ihtarname gönderdiği,

bu tarihten önce yaşanan olayları affetmiş sayıldığına, erkeğin boşanma davası açılmasına neden olan olaylarda tam kusurlu olduğuna, kadına kusur yüklenebilecek bir eylemin varlığına ise rastlanmadığına, evlilik birliğinin ölüm ile sona ermesi ile taraflar arasında gerçekleşmiş boşanma bulunmaması nedeni ile konusuz kalan boşanmanın ferisi niteliğinde bulunan velayet, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası taleplerinin de konusuz kalmış olması,

ölüm ile velayetin sağ kalan eşe kendiliğinden geçmiş olması karşısında anılan talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin tam kusurlu bulunması karşısında dava açılmasına sebep olduğu, dava tarihinde kadının haklı olduğu gerekçesiyle yargılama gideri ve vekâlet ücretinden erkeğin mirasçılarının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

Karar, erkek mirasçılarından ... ve ... vekili tarafından kusur belirlemesi ve her iki davada aleyhe hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretleri yönünden temyiz edilmiştir.

2.Dairenin 27.04.2022 tarihli kararı ile; Mahkemece, 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olup olmadığına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken bu hususta bir karar verilmediği gibi ölen eş olan erkeğin kusurlu olduğunun tespitine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; evlilik ölümle sona erdiğinden asıl ve karşı dava ile fer'îleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin Çay Aile Mahkemesinin 2013/47 D.İş dosyası ile kadına eve dönmesi için ihtarname gönderdiği, kadına eve dön çağrısı yapmak ile bu tarihten önce yaşanan olayları affetmiş sayıldığı,

erkeğin tanıkları ... ve ....' nin beyanlarının eve dön ihtarının çekildiği 2013 tarihinden öncesine ait olaylara ve ağırlıklı olarak tarafların bir arada yaşadığı zaman dilimindeki olaylara ilişkin olduğunun anlaşılması ve eve dön ihtarı gönderilmesi ile öncesinde yaşanan olayların affedilmiş sayılacak olması nedeni ile adı geçen tanıkların beyanlarında yaşanan olayların erkek tarafından affedilmiş sayılarak anılan tanık beyanları nedeni ile kadına kusur yüklenmemesine, diğer tanıklar .... ve ....' nin beyanlarında geçen olayın dava tarihinden sonra yaşandığı,

dava tarihinden sonra yaşanan olayların açılacak yeni bir davaya konu edilebilecek olması, boşanma davasında dava tarihinden önce yaşanan olaylar ile bağlı olunması, beyanlar hükme esas alınsa dahi adı geçen tanıkların taraflar arasında yaşanan geçimsizliklere ilişkin bilgileri olmaması, kadının barışmaya yanaşmamasının tek başına kendisine kusur yüklenmesini gerektirecek bir eylem olmadığı,

dosyadaki deliller kapsamında kadına kusur yüklenebilecek bir eylemin varlığına rastlanmadığı gerekçesiyle erkek mirasçılarının kusur yönünden davayı takip etmeleri nedeniyle boşanmaya neden olan olaylarda 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sağ kalan eş ...'ın kusurlu olmadığının tespitine, dava tarihinde kadının haklı olduğu anlaşıldığından yargılama gideri ve vekâlet ücretinden erkeğin mirasçılarının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde erkek mirasçıları ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı- karşı davacı erkek mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadının kusurlu olduğunu, her iki boşanma davası yönünden aleyhe vekâlet ücretlerine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kusur belirlemesi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretleri yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, evlilik birliğinin sarsılmasında sağ kalan eşin kusurlu olup olmadığı, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; davalı- karşı davacı erkek mirasçıları vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sırasında davalı- karşı davacı erkeğin 05.10.2019 tarihinde vefat etmesi nedeniyle evlilik ölümle son bulmuş, böylelikle tarafların boşanma talepleri konusuz kalmıştır.

Davalı- karşı davacı erkek mirasçıları tarafından davaya 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesi uyarınca devam edilmiş, bu şekilde asıl ve karşı boşanma davası 181 inci madde uyarınca münhasıran sağ kalan eşin kusur tespiti davasına dönüşmüştür. O halde; ortada kusur tespitine ilişkin tek bir davanın varlığından söz edilebilir.

Eldeki davada yargılamanın konusu münhasıran sağ kalan eşin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kusurunun bulunup bulunmadığı olup, yalnızca bu hususta delillerin değerlendirilmesi ve hüküm kurulması gerekir.

Öyleyse, sadece sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olup olmadığının tespiti ile bu kusur tespiti davasının sonucu olarak tarafların haklılık durumuna göre yargılama gideri ve tek bir vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu Mahkemece iki ayrı dava yönünden haklılık durumu belirlenip bu davalara ilişkin ayrı ayrı yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Mahkeme kararının yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden BOZULMASINA,

2.Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı- karşı davacı erkek mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile kararın bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6555, K. 2023/4492, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İkinci Bozma Kararı
  9. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6555
Karar No
2023/4492
Tarih
4 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/6557 K.2023/13651
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/6558 K.2023/10471
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/6558 K.2023/13652
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/6558 K.2023/6238
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/6559 K.2023/13683
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/6560 K.2023/13855

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.