İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7059 K.2024/3175

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, karşı davanın reddine…

Esas2023/7059Karar2024/3175Tarih6 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.247 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/7059 E., 2024/3175 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1395 E., 2023/1068 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Uşak 2. Aile Mahkemesi
Sayısı
2018/769 E., 2020/12 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.247 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı- karşı davalı kadın dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; tarafların 2015 tarihinde evlendiklerini, davalının bu evlilikten önce 4 evlilik daha yaptığını, müvekkiline eşlerinin annesine bakmak istemedikleri için evliliğin devam etmediğini söylediğini, davalının müvekkiline ait SGK dan gelen 21.180 TL ile 8 adet cumhuriyet altını, 1 adet müvekkiline kızına ait bileziği bozdurup kendisine araba aldığını, evliliğin ilk gününden itibaren davalının müvekkilini aşağılayıcı söz ve hareketlerde bulunduğunu, davalının bir önceki eşi ...'nin kapısına dayandığını, eski eşinin kapıyı açması halinde içeriye girip bir süre kaldığını duyduğunu,

davalının bir çok sefer eski eşinin çocuğu ...'ye bayram hediyeleri aldığını, ara ara harçlıklar verdiğini, davalının müvekkilini evden kovduğunu, müvekkilinin alt katta oturan kayınvalidesinin evine sığındığını, davalının bir kaç gün sonra müvekkilini yeniden kovduğunu, müvekkiline şiddet uyguladığını, müvekkilinin davalının bir haftalık süreçte tatile gittiği dönemde çilingir aracılığıyla evine girebildiğini, bir hafta sonra eve gelen davalının müvekkilinin arkasından balkona gelerek evden gitmesini söylediğini, sinkafla sözler öylediğini, davalının müvekkilini balkona kilitlediğini,

müvekkilinin balkondan yoldan geçen birisini seslendiğini, polisi aramasını söylediğini, 5 dakika sonra polislerin geldiğini, davalının müvekkilini polislerin yanında da rencide ettiğini, müvekkilinin kanayan elinin, balkonda saatlerce mahsur kalmanın ve gördüğü muamelelerin etkisiyle yere yığıldığını, daha sonra karakola giden müvekkilinin davalıyı aradığını davalının telefonu müvekkilinin yüzüne kapattığını, bunun üzerine karakoldaki polisler tarafından kızının yanına gönderildiğini, davalı eş hakkında uzaklaştırma kararı aldırıldığını, davalının uzaklaştırma kararından sonra evi terk ettiğini,

buna üzülen davalı annesinin müvekkiline eziyet etmeye başladığını, davalının 19.11.2018 tarihinde müvekkilinin kızına mesaj atarak rahatsız ettiğini, sürekli fiziksel ve psikolojik baskı ve şiddete maruz kaldığını, dul aylığını, elindeki altınlarını, hatta kızının bileziğini de kendisine araba almak için kullandığını, müvekkilini hiçbir maddî destekde bulunmadığnı belirterek tarafların boşanmalarına, müvekkili için 100.000 TL maddî, 150.000 TL manevî tazminat ile aylık 1.000 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı- karşı davacı erkek cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle;tarafların 2015 yılında evlendiklerini, müşterek çocuklarının bulunmadığını, davacı kadının daha önce 3 evlilik yaptığını, müvekkilinin önceki evliliklerinden haberi olduğunu, davacı kadının önceki evliliklerinden sürekli olarak şiddet gördüğünü, bu sebeple psikolojisinin olumsuz etkilendiğini, davacının hiç bir zaman eşi ile ilgilenmediğini, sürekli huzursuzluk yarattığını, müvekkilinden maddi isteklerde bulunmaya başladığını, bilezikler aldırdığını,

davacı kadının kendi çocuklarına para harcandığında hiç bir sorun yaratmazken müvekkilinin eski eşinin kızına yardım edildiğinde ortalığı ayağa kaldırdığını, davacı kadının ramazan ayında sürekli olarak müvekkili ile cinsel ilişki istediğini, müvekkilinin oruç tuttuğunu, bu ay içerisinde bunu istemediğini gayet masumhane şekilde anlattığını, davacının iddia ettiğinin aksine altınları bozdurup araba alınmasını isteyenin davacı kadın olduğunu, davacı kadının oğlu tarafından müvekkilinin telefonda tehdit edildiğini, belirterek davacı kadının açtığı boşanma davasının reddine, karşı davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına,

müvekkili lehine 200.000TL maddî, 200.000TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; tarafların 19.11.2015 tarihinde evlendikleri, bu evliliklerinden ortak çocuklarının bulunmadığı, davalı- karşı davacının davacı karşı davalıya şiddet uygulaması, müşterek konuttan kovması, davacı -karşı davalının oğlunun davalı- karşı davacıya hakaret ve tehdit etmek suretiyle evliliklerine müdahale etmesine karşı çıkmaması şeklindeki kusurlu davranışlarının neden olduğu, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmasında davalı- karşı davacının davacı- karşı davalıya göre ağır kusurlu olduğu,

evlilik birliğini sürdürmelerinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı- karşı davalının açtığı asıl boşanma davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’unun 166/1 nci fıkrası, davalı -karşı davacının açtığı karşı boşanma davasının ise 166/1-2 nci fıkrası, uyarınca kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, davacı- karşı davalı lehine 11.06.2019 tarihli ara karar ile takdir edilen aylık 800,00 TL tedbir nafakasının karar tarihinden geçerli olmak üzere aylık 500,00 TL'ye indirilmesine,

hükmedilen tedbir nafakasının hüküm kesinleşinceye kadar tedbir nafakası, hükmün kesinleşme tarihinden itibaren iştirak nafakası olarak devamına, davalı -karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalıya verilmesine, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların kusur durumları dikkate alındığında davalı- karşı davacı kadının maddî tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00.TL maddî tazminatın davalı - karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalı kadına verilmesine, davacı- karşı davalının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00.TL manevî tazminatın davalı- karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,

evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davalı- karşı davacının ağır kusurlu olduğu anlaşılmakla davalı karşı davacının maddî ve manevî tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

İlk derece mahkemesinin müvekkili aleyhine kurulan kararının hatalı ve hakkaniyetten uzak olduğunu, davacı-karşı davalıya hiç bir zaman şiddet uygulamadığını, bu hususta delil bulunmadığını, davacı-karşı davalının erkeğin maddî durumunu bilmesine rağmen evlendikten sonra hep maddî isteklerde bulunduğunu, davacı-karşı davacı lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu bu nedenlerle kararın kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda karar verilmesi yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadın yararına kesinleşmeden itibaren hükmedilen nafakanın yoksulluk nafakası olduğu anlaşılmakla; kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı- karşı davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki kanun yolu itirazlarını tekrar ederek, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönlerinden temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğe yüklenen kusurların gerçekleşip gerçekleşmediği, kadının başkaca kusurunun bulunup bulunmadığı, kusur belirlemesine bağlı olarak kadının ve erkeğin maddî ve manevî tazminata hak kazanıp kazanmayacakları, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci ve 176 ncı maddeleri; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri;

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7059, K. 2024/3175, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7059
Karar No
2024/3175
Tarih
6 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7060 K.2024/3176
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7062 K.2024/3256
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7063 K.2024/3696
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7064 K.2024/3440
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/7066 K.2024/4447
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7068 K.2024/3442

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.