İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7778 K.2024/4136

Taraflar arasındaki boşanma davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun…

Esas2023/7778Karar2024/4136Tarih3 Haziran 2024Okuma7 dk · 1.352 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/7778 E., 2024/4136 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2024
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1114 E., 2023/1857 K.
Karar
Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
Antalya 4. Aile Mahkemesi
Sayısı
2021/813 E., 2023/40 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.352 kelime·7 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılarak karar vermek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.

Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2005 yılından beri evli olduklarını, ortak üç çocuklarının olduğunu, tarafların evliliklerinin 2018 yılının başında davalının ortak konutu, ortak çocukları da zorla yanına alarak terk etmesiyle fiili olarak sonlandığını, 2018 yılının başından beri davalının çocuklarla birlikte ailesinin yanında kaldığını, evlilik birliği içerisinde davalının müvekkiline ve ailesine yönelik hakaretler ettiğini, ev işleriyle, çocuklarla ve temizlikle ilgilenmediğini, sebepsiz yere müvekkilini şikayet ettiğini, davalının müvekkilini ailesiyle ve komşularla görüştürmediğini,

eve misafir istemediğini belirterek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin yargılama süresince tedbiren, hükümle birlikte kesin olarak müvekkiline verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı kadın cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının kendisiyle ve çocuklarıyla hiç ilgilenmediği gibi gece yarılarına kadar ve hatta bazı zamanlar günlerce evine gelmediğini, davacının başka kadınlarla yaşadığını, evin ihtiyaçlarını karşılamadığını, eşinin kendilerine şiddet uyguladığını, bu sebeple annesinin yanına çocuklarla birlikte sığındığını, eşinin Halk Sağlığı Müdürlüğünde şoförlük yaptığını, iyi bir maaş aldığını belirterek davanın reddine, eğer boşanmaya karar verilir ise tarafına bağlanacak tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine müteakip yoksulluk nafakasına dönüştürülmesini,

ortak çocuklar için Yalvaç Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2018 tarih ve 2018/29 Esas salı dosyası ile bağlanan iştirak nafakasının çocuklar için aynen devamına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2019 tarih ve sayılı 2018/596 Esas, 2019/997 Karar sayılı kararı ile, evlilik birliği içinde davalı kadının evin ve çocukların temizliğiyle ilgilenmediği, yemek yapmadığı, çocukları yanında kocasına hakaret sözleri sarf ettiği, sebepsiz yere kocasını şikayette bulunduğu, 2018 yılının başında haber vermeden çocukları da alarak evi terk ettiği, ailesinin yanına yerleştiği, o tarihten beri tarafların fiilen ayrı yaşadıkları anlaşılmış, davalının dinlenen tanığının anlatımlarının ise soyut ve duyumlardan ibaret beyanlar olduğu,

davalının evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediği ve ağır kusurlu hareketleri sonucunda ortak hayatın devamı kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsıldığı vicdani kanısına varıldığından tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, velâyeti anneye verilen çocuklar için dava tarihinden itibaren Salih Arda için aylık 200,00 TL Mustafa Kağan için aylık 150,00 ve İbrahim Kıvanç için aylık 150,00 TL olmak üzere toplamda aylık 500,00 TL tedbir-iştirak nafakasına hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili kararın tümü yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur.

2.Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2021 tarih ve 2020/1209 Esas, 2021/2343 Karar sayılı kararı ile; davalı tarafça davacının telefon kayıtlarının getirtilmesi istenildiği halde getirtilmediği ve davalı kadın lehine tedbir nafakası bağlanması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma üzerine davacının telefon kayıtları getirtilmiş ve davalı lehine tedbir nafakasına hükmedilmiş, taraflarca sunulan deliller, tanık anlatımları ve bozma sonrası gelen davacıya ait telefon kayıtları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı tanıklarının yeminli anlatımları itibariyle davalının çocuklara ve eve ilişkin yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği, davacının ailesiyle çocukların görüşmesini engellediği ve kendisinin de davacının ailesi ve başkalarıyla görüşmediği,

davacıyı haksız yere şikayet ettiği ve habersizce evden ayrıldığı bu haliyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de gelen telefon kayıtlarının incelenmesinde davalının, davacının kendisini aldattığını iddia ettiği Melek isimli kadın arasında dava tarihinden öncesine ilişkin olağanın üzerinde çok fazla sayıda görüşmelerinin bulunduğu, bu durumun davacının sadakatsizlik eylemi açısından delil niteliğinde olduğu,

tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının kusuru bulunsa da davacının sadakatsizlik eylemi nedeniyle daha ağır kusurlu olduğu vicdani kanısına varılmış, davalı kusursuz olmadığından davacının davası kabul edilmiş ve tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak küçük çocukların velâyetinin anneye, 600,00’er TL tedbir nafakası takdirine, karar kesinleştikten sonra iştirak nafakası olarak devamına, ilerleyen yıllarda TÜFE oranında arttırılmasına,

davalı lehine dava tarihinden itibaren hükmedilen aylık 400,00 TL tedbir nafakasının karar tarihinden itibaren aylık 700,00 TL’ye arttırılmasına, hüküm kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak devamına, ilerleyen yıllarda TÜFE oranında arttırılmasına, yine davalı yararına 35.000,00 TL maddî ve 35.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde; erkeğin kabul edilen davası ile nafaka ve tazminatların miktarı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı kadının, davacının ailesiyle çocukların görüşmesini engellediği ve kendisinin de davacının ailesi ve başkalarıyla görüşmediği," belirtilerek kadına kusur yüklenmiş olmasının hatalı olduğu, kadının ortak konuttan ayrılmış olmasının tek başına kusurlu bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği, buna karşın toplanan delillerle, davalı kadının evi ve çocuklarına dair birlik görevlerini ihmal ettiği ise sabit olduğu,

davacı erkeğin ... isimli kadın ile çok sayıda görüşme yapmak suretiyle sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair tespitlerin aleyhine olan erkek tarafından istinaf yoluna başvurulmadığından bu tespitlerin kesinleştiği, davacı erkeğin davalı kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğu,

Mahkemece davanın kabulü ile boşanmalarına karar verilmesi isabetli ise de, karar gerekçesi hatalı olduğundan gerekçenin açıklanan şekilde düzeltilmesi gerektiği, iştirak ve yoksulluk nafakalarını az olduğu kadın yararına tazminat şartları oluştuğu gerekçesi ile kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yerine yeniden hüküm kurmak suretiyle kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilmesine,

ortak çocuklar yararına aylık 1.000,00'er TL iştirak nafakasına ve davalı kadın yararına aylık 1.000,00 TL yoksulluk nafakasına, kadın yararına 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata, kadının sair yönlerden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde; erkeğin tazminat taleplerinin kabulü ile kadının taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafakaları ve tazminatları ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde; erkeğin kabul edilen davası ile nafaka ve tazminatların miktarı yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğe ve kadına yüklenen kusurun gerçekleşip gerçekleşmediği, kusur belirlemesine bağlı olarak davanın kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı, kadının maddî ve manevî tazminata, tedbir ve yoksulluk nafakasına hak kazanıp kazanmayacağı, erkeğin tazminat taleplerinin reddinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7778, K. 2024/4136, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı
  8. C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı
  9. IV. İstinaf
  10. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  11. B. İstinaf Sebepleri
  12. C. Gerekçe ve Sonuç
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7778
Karar No
2024/4136
Tarih
3 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7779 K.2024/4147
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7780 K.2024/4448
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7781 K.2024/4148
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/7782 K.2024/7454
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/7783 K.2024/7274
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/7784 K.2024/5759

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.