İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8023 K.2024/6355

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Esas2023/8023Karar2024/6355Tarih25 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.940 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/8023 E., 2024/6355 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Eylül 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/463 E., 2023/929 K.
Karar
İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
Gölbaşı(Ankara) 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Sayısı
2020/27 E., 2021/719 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.940 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı kadın vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kabul edilen yönlerden kaldırılmasına ve bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacı-karşı davalı kadın vekilinin diğer, davalı-karşı davacı erkek vekilinin ise tüm istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2006 yılında evlendiğini, bu evliliklerinden ortak çocuklarının olduğunu, erkeğin, fiziksel şiddet uyguladığını, tehdit ve hakaret ettiğini, birlik görevlerini ihmal ettiğini, iftira attığını, ortak konutta bulunan eşyalara zarar verdiğini, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini iddia ederek davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine,

ortak çocukların her biri yararına ayrı ayrı aylık 500,00 TL tedbir nafakası, 500,00 TL iştirak nafakası, nafakanın her yıl TÜFE oranında arttırılmasına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir nafakası, 500,00 TL yoksulluk nafakası, nafakanın her yıl TÜFE oranında arttırılmasına, 70.000,00 TL maddî tazminat, 70.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı-karşı davalı kadın vekili ıslaha ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesinde dayanılan vakıalarına gerçeği yansıtmadığını, cevap dilekçesinin ıslahı ile karşı dava açılamayacağını, erkeğin, fiziksel şiddet uyguladığını, tehdit ve hakaret ettiğini, birlik görevlerini ihmal ettiğini, iftira attığını, ortak konutta bulunan eşyalara zarar verdiğini, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini iddia ederek ıslah dilekçesindeki taleplerin reddine, kadının davasının ise fer'îleri ile birlikte kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı-karşı davacı erkek cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde dayanılan vakıaların gerçeğe aykırı olduğunu, kadının, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ortak çocuklara fiziksel şiddet uyguladığını ve hakaret ettiğini iddia ederek boşanma talebinin kabulüne, ortak çocukların velâyetini babaya verilmesine, kadının boşanmanın fer'î niteliğindeki taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı erkek vekili 14.09.2020 tarihli ıslah ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının birlik görevlerini ihmal ettiğini, sık sık ortak konutu terk ettiğini, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ortak çocuklara fiziksel şiddet uyguladığını iddia ederek cevap dilekçesini ıslah ettiklerini, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, asıl davanın reddine, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine, erkek yararına 20.000,00 TL maddî tazminat, 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; erkeğin, fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, kadının ise sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, tarafların eşit kusurlu olduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, ortak çocukların fiilen anne yanında yaşadığı, alınan sosyal inceleme raporu içeriği dikkate alınarak ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuklarla baba arasında kişisel ilişki kurulmasına,

ortak çocukların yaşları, ihtiyaçları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak ortak çocukların her biri yararına ayrı ayrı aylık 250,00 TL tedbir nafakası, ortak çocuk ... yararına aylık 300,00 TL iştirak nafakası, ortak çocuk İbrahim yararına ise aylık 350,00 TL iştirak nafakası, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşıldığından kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olmaları sebebiyle tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı-karşı davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, erkek tarafından süresinde karşı dava açılmadığı ve usulüne uygun olarak açılmayan karşı davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, karşı davanın kabulü ile kadın aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de isabetli olmadığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, kadın yararına tazminata ve yoksulluk, tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği, ortak çocuklar yararına hükmedilen nafakaların miktarlarının az olduğu belirtilerek; karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi,

tazminatlarına ve yoksulluk, tedbir nafakası taleplerinin reddi, ortak çocuklar yararına hükmedilen nafaka miktarları, vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kusurlu bir davranışının olmadığı, asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiği, velâyet düzenlemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, erkeğin tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek; asıl davanın kabulü ve fer'îleri, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve velâyet yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; karşı davanın esasa cevap süresinde açılması esas iken, sonra açılmasının reddi gerektirmeyeceği, süresinden sonra açılan karşı davada davanın tefriki ve yeniden birleştirilmesi safahatının yargılamanın gereksiz yere uzamasına sebep olduğu, bu sebeple süresinde açılmasa da karşı davanın da incelenmesine gerektiğine ilişkin yerleşik uygulama dikkate alındığında, kadın vekilinin karşı davanın süresinde olmadığına ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı,

tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi tarafında belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar yanında erkeğin, ortak çocuklara fiziksel şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği, İlk Derece Mahkemesince, kadına eniştesi olan Selahattin isimli kişi ile ilişkisi olduğu gerekçesiyle sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği vakıasının kusur olarak yüklendiği, Selahattin isimli kişinin kadının ablasının eşi olduğu, aynı zamanda da akraba oldukları ve tanıkların kadın ile bu kişi arasında ilişki olduğuna ilişkin net bir bilgilerinin bulunmadığı,

ancak erkeğin, bu kişi ile kadının samimi tavırlarından hoşlanmadığı ve bu sebeple görüşülmesini istemediği, dosyaya sunulan fotoğrafta sadakatsizliği ispatlayacak boyutta olmasa bile karşı yanın güvenini sarsacak derecede samimiyet içerdiğinin anlaşıldığı ve kadının eyleminin güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığı, gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğu, her iki davanın da kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, alınan sosyal inceleme raporu dikkate alınarak velâyet düzenlemesinin isabetli olduğu,

kusur durumu, evlilikte geçen süre, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak kadına yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, ağı kusurlu olan erkek yararına ise tazminata hükmedilmesi şartlarının oluşmadığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında ortak çocuklar yararına hükmedilen tedbir nafakası ve iştirak nafakası miktarlarının az olduğu, yine tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak kadın yararına tedbir nafakası takdir edilmesi gerektiği, kadının kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde düzenli gelir elde ettiği bir işinin bulunmadığı,

zaman zaman gittiği temizlik işlerinin kadını yoksulluktan kurtaracak düzeyde kabul edilemeyeceği dikkate alınarak tarafların ekonomik sosyal durumları ve evli kalınan süre birlikte değerlendirilerek kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilmesi gerektiği, kadının nafakalar artış istemi ile ilgili karar verilmemesinin de isabetli olduğu gerekçesiyle; kadın vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kabul edilen yönlerden kaldırılmasına ve bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğunun tespitine, ortak çocukların her biri yararına ayrı ayrı aylık 450,00 TL tedbir nafakası, 500,00 TL yoksulluk nafakası, hükmedilen nafakalara kararın kesinleşmesini takip eden yıl başlamak kaydı ile her yıl TÜİK'in açıklayacağı TÜFE oranında artış uygulanmasına, kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir nafakası, 500,00 TL yoksulluk nafakası, hükmedilen nafakalara kararın kesinleşmesini takip eden yıl başlamak kaydı ile her yıl TÜİK'in açıklayacağı TÜFE oranında artış uygulanmasına,

30.000,00 TL maddî tazminat, 25.000,00 TL manevî tazminata, kadın vekilinin sair, erkek vekilinin ise tüm istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı-karşı davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen kararın hatalı olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlarına ve yoksulluk, tedbir nafakası taleplerinin reddi, ortak çocuklar yararına hükmedilen nafaka miktarları, vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen kararın hatalı olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile asıl davanın kabulü ve fer'îleri, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve velâyet yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve hukuki nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, asıl davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesinin yerinde olup olmadığı, ıslah yolu ile ileri sürülen karşı boşanma davasının kabulünün usul ve yasaya uygun olup olmadığı, kadın yararına tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi için gerekli şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise miktarlarının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı,

velâyet düzenlemesinin ortak çocukların üstün yararına ve dosya kapsamına uygun olup olmadığı, ortak çocuklar yararına hükmedilen nafakaların miktarlarının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı, erkek yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi için gerekli şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, vekâlet ücreti ve yargılama gideri noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 132 nci ve devamı maddeleri, 176 ncı ve devamı maddeleri, 190 ıncı maddesi, 323 üncü ve devamı maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 4 üncü maddesi, 6 ıncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 175 inci maddesi, 182 inci maddesi, 327 inci maddesi, 328 inci maddesi, 330 uncu maddesi, 335 inci maddesi, 336 ncı maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dava; evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı karşılıklı boşanma istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, erkeğin, fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, kadının ise sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı,

boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi hükmü taraf vekillerince istinaf edilmekle istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi tarafından erkeğe yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında erkeğin, ortak çocuklara fiziksel şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği, kadına yüklenen sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği vakıasının ise güven sarsıcı boyutta kaldığı,

boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğu belirtilerek; kadın vekilinin kusur belirlemesi, tazminatlara ve nafakalara yönelik istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kabul edilen yönlerden kaldırılmasına ve bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm tesisine, erkek vekilinin ise istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda güven sarsıcı davranışta bulunan kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin davasının kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu belirtilmişse de yapılan yargılama neticesinde, hükme esas alınan fotoğraflarda kadının güven sarsıcı davranışta bulunduğunun ispatlanamadığı, dinlenen tanık beyanlarından ise erkek tarafından delil olarak dosyaya sunulan ve hükme esas alınan fotoğrafların erkek tarafından ailece yapılan piknikte çekildiği ve taraflar arasındaki evlilik birliğinin devam ettiğinin anlaşıldığı,

bu durumda kadına yüklenen güven sarsıcı davranış vakıasının ispatlanmadığı gibi bir an için ispatlandığı düşünülse dahi erkeğin kadının bu davranışını affettiği veya en azından hoşgörü ile karşıladığı, tarafların evlilik birliğinin devam ettiği ve kadına güven sarsıcı davranış vakıasının kusur olarak yüklenemeyeceği, gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyleyken erkeğin karşı davasının reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin karşı davası yönünden kadın yararına BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8023, K. 2024/6355, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8023
Karar No
2024/6355
Tarih
25 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8025 K.2024/6353
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/8025 K.2024/9840
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8026 K.2024/6356
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8029 K.2024/6315
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8030 K.2024/6320
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8032 K.2024/6316

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.