İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/9993 K.2024/6281

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve karşı davanın kabulüne ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir.

Esas2023/9993Karar2024/6281Tarih24 Eylül 2024Okuma7 dk · 1.452 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/9993 E., 2024/6281 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/671 E., 2023/1904 K.
Karar
Kararın kaldırılarak yeniden hüküm verilmesi
İlk derece mahkemesi
İzmir 6. Aile Mahkemesi
Sayısı
2018/46 E., 2019/889 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.452 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve karşı davanın kabulüne ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir.

Kararın davacı-davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı erkek vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle kadının aile bireylerinin uzun süreli olarak ortak eve gelip kaldıklarını erkeğin kök ailesinin müşterek konuta ziyaretlerinde kadının suratını astığı, ilgilenmediği,

kadının erkeği başkalarının yanında rencide ettiği, erkeğin annesine de hakarete varan sözler söylediğini ve erkek hakkında asılsız iddialarda bulunduğunu, kadının kök ailesinin etkisinde kalarak erkeğe karşı olumsuz davranışlar içerisine girdiğini, yaz aylarında uzun süreli olarak ailesinin yanında zaman geçirdiğini, ortak çocuklar ile ilgilenmeyip telefon ve sosyal medyada zaman harcadığını, aşırı harcama yapıp ekonomik durumlarını aşan maddî taleplerinin olduğunu ve sık sık yalan söylediği,

erkeğe şiddet uyguladığını, erkekten habersiz olarak eşyalarla birlikte düğün bahanesiyle evden ayrıldığını ve evden ayrıldıktan sonra erkekle görüşmek istemediğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin iddialarının doğru olmadığını, aksine davacının eve gelen akrabalar ile ilgilenmediğini, kadına ve ortak çocuklara kötü davranıp ortak evin giderlerini karşılamadığını, gece dışarıda alkol alıp başka zaman geçirdiğini, fazla para harcadığını, kadına ve ortak çocuklara şiddet uygulayıp özel hayatlarını kendi ailesi ile paylaştığını, en son yaşanan olayda erkeğin ve kök ailesinin hakaret ederek kadını evden kovduklarını ve sonrasında kadını ve çocukları arayıp sormadığını iddia ederek erkeğin davasının reddini istemiş,

karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, çocukların her biri yararına aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve 100.000,00 TL maddî,200.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; evlilik birliği ve ortak hayatın temelinden sarsılmasında evlilik birliğine ailesinin müdahalesine engel olmayan, ailesi ile kabul edilemeyecek ölçüde zaman geçirip eşini ve evini ihmal eden ve çıkan tartışmalarda eşine fiziksel şiddet uygulayan davalı-davacı ile birlikte yaşanan sorunlar nedeniyle eşine fiziksel şiddet uygulayan davacı-davalı taraf eşit oranda kusurlu olduğu, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı,

kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, dava konusu olayda tarafların eşit oranda kusurlu oldukları tespit olunduğundan davalı-davacı ...'nın maddî ve manevî tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği, ortak çocukların fiili ayrılık döneminde davalı-davacı anne ile kaldıkları, annenin küçüklerin bakım ve gözetiminde ihmal veya sorumsuzluğunun bulunmadığı, küçüklerin yaşları itibariyle anne bakım ve şefkatine muhtaç çağda bulundukları, davalı-davacı annenin yaşadığı ortamın çocuklar açısından olumsuz bir durumunun olmadığı dikkate alınarak, dosyada mevcut sosyal inceleme raporları da gözönünde bulundurularak;

küçüklerin bulundukları ve alıştıkları ortamdan ayrılmaksızın velâyetlerinin davalı-davacı anneye verilmesinin gelişim ve eğitimleri açısından menfaatlerine olacağı kanaatine varıldığı ve velâyet kendisine verilmeyen eşin çocukların bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlü olduğu gerekçesi ile; asıl davanın ve karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına,

ortak çocukların her biri yararına aylık 300,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 400,00 tedbir ve yoksulluk nafakasına kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı-davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle;kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, velâyet, iştirak ve yoksulluk nafakaları yönlerinden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadının davasında kadının reddedilen tazminat talepleri, erkeğin davasında verilen boşanma hükmü, buna tekabül eden ücreti vekâlet-yargılama gideri ve harç ile ilgili kararlara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığından bu hususlar kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından boşanmaya neden olan olaylarda, davacı-karşı davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uygulaması, davalı-karşı davacı kadının ise evlilik birliğine ailesinin müdahalesine engel olmaması,

ailesi ile kabul edilemeyecek ölçüde zaman geçirip eşini ve evini ihmal etmesi ve çıkan tartışmalarda eşine fiziksel şiddet uygulaması şeklindeki kusurlu eylemleriyle eşit kusurlu oldukları gerekçesi ile asıl ve karşı davanın kabulüne karar verildiği, dosyada toplanan deliller ve yeminleri tahtında dinlenen taraf tanıklarının beyanlarına ve özellikle davacı-karşı davalı tanığı .... ve ortak tanık ....’nün beyanlarına göre; taraflar arasında 2017 Şubat ayında meydana gelen olaydan sonra davalı-karşı davacı kadının baba evine gitmekten vazgeçtiği, tarafların barışarak aynı evde yaşamaya devam ettiklerinin anlaşıldığı,

dolayısıyla, eşlerin 2017 Şubat ayına kadar birbirleri aleyhine ileri sürdükleri kusurlar affedilmiş, en azından hoşgörü ile karşılanmış kabul edileceği, barışma öncesi yaşanan, affedilmiş en azından hoşgörü ile karşılanmış sayılan olay -eşine karşı fiziksel şiddet uygulaması- sebebiyle erkeğe kusur yüklenmesi doğru görülmediği, eşlerin barışmadan sonra bir arada yaşadıkları dönemde erkek eşe yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı, bu durumda kız kardeşinin düğün tarihi 07.09.2017 olmasına rağmen düğün tarihini 17.07.2017 olarak eşine yalan söyleyen, 8 çuval eşyasını 17.07.2017 tarihinde otobüsle giderken yanına alarak,

bir kısım eşyalarını ise kargoyla daha önceden Midyat'a göndererek birlikte yaşamaktan kaçınan kadın boşanmaya neden olaylarda tam kusurlu hale geldiği, bu haliyle erkek eşin kusur belirlemesine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, gerekçedeki kusur belirlemesi yönünden kararın kaldırılarak, boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin kusursuz davalı-karşı davacı kadının ise tam kusurlu olduğunun tespitine ve belirlenen bu kusur durumuna göre erkek eşin karşı davanın reddi gerektiği yönündeki istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmekte ise de;

erkeğin davasında boşanma hükmü kesinleştiğinden kadının karşı davasının konusu kalmadığından karşı davada boşanma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, tam kusurlu eş yararına yoksulluk nafakasına karar verilemeyeceği, gerçekleşen bu durum karşısında, davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği, davacı-karşı davalının bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile,

davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, nafakanın niteliğine, ortak çocukların ihtiyaçları, günün ekonomik koşullarına göre; ilk derece mahkemesince ortak çocuklar lehine takdir edilen tedbir/iştirak nafakalarının miktarlarının hakkaniyete uygun olduğu, velâyete dair hükümlerin kesin hüküm oluşturmayıp değişen şart ve koşullara göre her zaman velâyetle ilgili dava açılabileceği, annenin çocuklara karşı olumsuz bir davranışının ispat edilemediği,

ortak çocukların içinde bulunduğu yaş dönemi, sosyal inceleme raporunda yapılan tespitler ışığında çocukların üstün yararı gereğince ortak çocukların velâyetlerinin anneye verilmesine ve babayla kişisel ilişki kurulmasına dair kararın da doğru olduğu anlaşıldığı, davacı-karşı davalının bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı-davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; velâyet, iştirak nafakası ve davalı-davacı kadının boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usule ve kanuna aykırı bulunduğunu bu nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çocukların velâyeti ve çocuklar için hükmedilen nafakanın hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun olup olmadığı ile kadının davasında verilen karar verilmesine yer olmadığı kararı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanunu’nun 190 ıncı 194 üncü, 331 inci maddesinin birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un, 4 üncü, 6 ıncı, 166 ıncı, 182 nci, 327 inci, 328 inci, 330 uncu ve 336 ıncı maddeleri. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddeleri, Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9993, K. 2024/6281, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9993
Karar No
2024/6281
Tarih
24 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/10007 K.2024/6499
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/10013 K.2024/6500
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/10024 K.2024/5561
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/10031 K.2024/6282
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/10032 K.2024/6283
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/10033 K.2024/6284

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.