KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/10170 E., 2025/576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/433 E., 2022/618 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki istinaf incelemesinden geçen davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu anlaşılmakla; erkeğin tüm, kadının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı ile kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığına nazaran, kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci madde hükümlerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları ile 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10170, K. 2025/576, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama