KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/10485 E., 2025/11756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2025 E., 2024/2065 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Develi 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/292 E., 2024/240 K.
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından duruşma istemli olarak her iki boşanma davası ve fer'îleri ile kabul edilen ziynet alacağı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 23.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı-karşı davalı ... ve vekili Avukat ... ile karşı taraf davalı-karşı davacı ... ve vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (4721 sayılı Kanun`un 6 ncı maddesi). Kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (6100 sayılı Kanun`un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası).
Davalı-karşı davacı kadın dava dilekçesi ile düğünde takılan ziynet eşyalarının aynen iadesini; aynen iadenin mümkün olmaması halinde faizi ile bedelinin iadesini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı erkek davanın reddini savunmuştur.
Hayat deneylerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalı-karşı davacı erkeğin zilyetlik ve siyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’idendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi gizlemesi her zaman mümkündür. Davalı-karşı davacı kadın, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, bunların davacı-karşı davalı erkek tarafından elinden alındığını ispat yükü altındadır.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-karşı davacı kadın tanıklarının beyanlarının kadından duyuma dayalı olduğu, davalı-karşı davacı kadının tanık beyanı veya başka bir delil ile ziynetlerle ilgili iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı kadın yemin deliline de dayanmadığına göre Mahkemece ispatlanmayan ziynet alacağı davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10485, K. 2025/11756, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama