KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/10519 E., 2025/7053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1244 E., 2024/1332 K.
- İlk derece mahkemesi
- Gaziosmanpaşa 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/363 E., 2022/1200 K.
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin boşanma davasının kabulü, yoksulluk nafakası talebinin reddi, velâyet, maddî tazminat ve manevî tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gereği düşünüldü:
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı davalı kadın tarafından istinaf yoluna başvurulmamıştır. Hâl böyle iken, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan kadının, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, erkeğin boşanma davasının kabulü , yoksulluk nafakası talebinin reddi ve kusur belirlemesi haricindeki konularda istinaf hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı davalı kadın vekilinin velâyet, maddî tazminat ve manevî tazminat miktarları yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.Davacı davalı kadın vekilinin reddedilen yön dışında diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10519, K. 2025/7053, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama