KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/10605 E., 2025/6498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2141 E., 2024/2025 K.
- İlk derece mahkemesi
- Şanlıurfa 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/492 E., 2024/585 K.
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen maddi-manevi tazminat talebi, yoksulluk nafakasının miktarı, yargılama giderleri ile ziynet eşyası alacağı yönünden, davalı-davacı erkek vekili tarafından ise; asıl davanın kabulü, kusur tespiti ile reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile ziynet eşyası alacağı davasında lehine takdir edilen vekalet ücretinin miktarı yönünden temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı erkeğin kısmen kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davalı-davacı erkek vekilinin, ziynet alacağı davasında lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı taraflar önce istinaf kanun yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin verdiği hükme karşı davalı-davacı erkek tarafından ziynet alacağı davasında lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmayarak hüküm vekalet ücreti açısından kesinleştiğinden, erkeğin ziynet alacağı davasında lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2.Davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a)Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evliliğin süresi ve ortak çocuklarının bulunmayışı, kadının yaşı, yeniden evlenebilme şansı ile hakkaniyet ilkesi gereğince kadın yararına toptan yoksulluk nafakası verilmesi hususu da göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10605, K. 2025/6498, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama