KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/1163 E., 2024/9196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1919 E., 2023/2006 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/1324 E., 2022/478 K.
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından zina sebebine dayanan birleşen boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, kabul edilen tazminatlar ve miktarları yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi,
asıl davanın kabulü, tazminat miktarları, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası, Bölge Adliye Mahkemesi kararında maddî yazım hatası yapılması yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı kadın vekili yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1163, K. 2024/9196, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama