KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/1619 E., 2024/9000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2070 E., 2023/2173 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ortaca 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/297 E., 2020/367 K.
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat miktarları, yoksulluk nafakasına ilişkin sonraki yıllarda artırım hükmü kurulmaması, maddi ve manevi tazminata ilişkin ise faize hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı paragraflar kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerekmiştir.
3.Davacı kadının dava dilekçesinde talep ettiği yoksulluk nafakasına ilişkin sonraki yıllarda artırım talebi ile maddi ve manevi tazminata ilişkin faize hükmedilmesi talebi bulunmaktadır. Mahkemece yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş ise de; kadının yoksulluk nafakasına sonraki yıllar için artış hükmü kurulması talebi ile maddi ve manevi tazminata ilişkin faize hükmedilmesi talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Hal böyle iken kadının yoksulluk nafakasına ilişkin sonraki yıllar için artış hükmü kurulması ile maddi ve manevi tazminata faiz işletilmesi talepleri hakkında olumlu-olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1619, K. 2024/9000, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama