KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/1694 E., 2024/9589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1784 E., 2023/1691 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1173 E., 2022/1262 K.
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, manevî tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1-Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davalı davacı erkeğin, kadına "ben iki üniversite bitirdim, sen cahilsin" diyerek aşağılama şeklinde sözler sarf ettiği, yine hastalıklı kızı bize kakaladınız diyerek aşağılayıcı ifadelerde bulunduğu,
20,00 TL pazar harçlığı vererek duygusal ve ekonomik şiddet uyguladığı belirtilerek tam kusurlu olan erkeğin boşanma davasının reddine, kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, davalı davacı erkek vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı davalı kadının da erkeğin anne ve babasının covit sebebiyle hastanede tedavide bulundukları sırada eşine destek olmak yerine habersizce ortak haneden ayrıldığı, sürekli telefonuyla ilgilendiği,
aile mahremiyetini ihlal ettiği ve ev alınması konusunda eşine baskı yaptığı, buna göre tarafların eşit kusurlu tutum ve davranışları neticesinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesi ile erkeğin davasının da kabulüne, kadının manevî tazminat talebinin reddi ile sair istinaf taleplerinin esastan reddine
karar verilmiştir. Yapılan incelemede belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Boşanma sebebiyle manevî tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması ve boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekir. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen davalı davacı erkeğin kusurlu davranışlarının, davacı davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu ve kadın yararına manevî tazminata hükmedilmesi koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
O halde; davacı davalı kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uygun miktarda manevî tazminat takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesi sonucu davacı davalı kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1694, K. 2024/9589, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama