İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/1797 K.2024/5483

Taraflar arasındaki mal ayrılığı sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/1797Karar2024/5483Tarih11 Temmuz 2024Okuma7 dk · 1.347 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/1797 E., 2024/5483 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Temmuz 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1408 E., 2023/2715 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 11. Aile Mahkemesi
Sayısı
2020/614 E., 2022/112 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.347 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki mal ayrılığı sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde, evlilik birliği içinde alınan tüm taşınmazların davalı adına kaydedildiğini, müvekkili adına kayıtlı herhangi bir taşınmaz ya da araç bulunmadığını, müvekkilinin evlendikleri 1998 yılından itibaren hiç boş durmadığı, çocuklara ve kadınlara kuran eğitimi vererek en az asgari ücret tutarında kazanç sağladığını ve evin geçimine katkıda bulunduğunu, müvekkilinin 1998-2002 yılları arası alınan taşınmazlara olan katkılarının hesaplanarak tahsili gerektiğini; taraflar arasında 24.11.2009 tarihinde düzenleme şeklindeki mal ayrılığı sözleşmesi imzalandığı,

müvekkilinin ilkokul mezunu olup sadece kuran eğitimi aldığını, davanın ise avukat olduğunu, davalının 2007 yılında müvekkilini aldattığından boşanma davası açarak müvekkilini boşanmaya ikna etmeye çalıştığını, müvekkilinin de davalının bu kusurlu davranışları sebebiyle evi terk ettiğini, ancak davalının birkaç ay sonra boşanma davası devam ederken pişman olduğunu, müvekkiliyle tekrar biraraya gelmek için aile büyüklerini araya sokarak müvekkilini eve geri dönmeye ikna ettiğini, tarafların evliliklerine devam etme kararından kısa bir süre sonra davalının müvekkilini notere götürdüğünü ve müvekkiline “bu seni sıkıntıya sokacak birşey değil,

ben seni mağdur eder miyim, bana güvenmiyor musun, ben sana seni mağdur edecek birşey imzalatır mıyım” diyerek kandırarak mal ayrılığı sözleşmesini imzalattığını, müvekkilinin ilkokul mezunu olup resmi evrak işinden hiç anlamadığı gibi, önüne konulan mal ayrılığı sözleşmesinin kendisine nasıl bir netice getireceğini anlamadığını, davalı eşi olduğu için, eşinin sözüne güvenerek ve eşinin ısrarlı talepleri üzerine yeni barıştıkları için aralarında yeniden bir sorun olmasın diye, önüne konulan sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, müvekkilinin sözleşmenin neticesinin ne olduğundan,

huzurdaki boşanma davası için vekile danışmak üzere geldiği gün haberi olduğunu, davalının avukatlık kimliğini ve müvekkilin bilgisizliğini kullanarak, baskı yaparak ve hileli davranışlarda bulunarak neticelerini anlamadığı bu sözleşmeyi müvekkiline imzalattığını; ayrıca, işbu mal ayrılığı sözleşmesinin orantısız olması ve müvekkilinn tamamen aleyhine şartlar içermesi nedeniyle de iptali edilmesi gerektiğini, nitekim bu sözleşme yapılırken davalının müvekkiline herhangi bir taşınmaz, araç vs. vermediğini;

davalının mal paylaşımı öncesi sahip olduğu mal varlıklarını elden çıkararak 2009 yılından sonra satıştan elde ettiği paralarla, yeniden taşınmaz satın aldığını, davalının kötüniyetli davranarak tüm mal varlığını sanki mal ayrılığı sözleşmesinden sonra almış gibi gösterdiğini; davalının eşlik ve avukatlık kimliğini kullanarak, hileli davranışları ve baskısı ile, müvekkilenin neticesini anlamadan iradesi fesada uğratılarak imzalamak zorunda bırakıldığı,

hukuka aykırı, orantısız mal ayrılığı sözleşmesinin iptali edilerek davalı adına kayıtlı 01.01.2002 - 06.10.2020 tarihleri arası edinilen tüm mal varlığı için müvekkilinin katılma alacağı hesaplanarak tahsili gerektiğini.

2009 sonrası satın alınan taşınmaz ve araçlar 2009 yılı öncesi edinilmiş malların bedelleri ile alındığından, bu malların da tespiti ile, mal paylaşımına dahil edilmesi ve müvekkilinin bu taşınmazlar üzerindeki katılma alacağının hesaplanması gerektiğini belirterek.

24.11.2009 tarihli mal ayrılığı sözleşmesinin iptali ile, dava dilekçesinde belirtilen paylaşıma dahil edilerek bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak tüm gerçek değerle ilgili talep hakları saklı kalmak kaydıyla, alacaklarının tespiti ile bu alacakların yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki düzenlenen sözleşmenin, kanuna uygun olarak ve davacının rızası ile davacı ile günlerce yapılan müzakereden sonra düzenlendiğini, sözleşmenin üzerinden 11 yıl geçtiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, müvekkilinin yaptığı işler nedeni ile yatırımlarını yaptığını, malların mal ayrılığı sözleşmesi imzalandıktan sonra edinildiğini, sözleşme düzenlenirken müvekkilinin gelirinin davalıdan daha iyi olduğunu, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davacının dünya görüşü nedeni ile okumadığını, cahil olmadığını, yıllarca ticaretin içinde olduğunu, davacının sözleşmeyi imzalarken macaının babasının malvarlığından kalan malları müvekkilinin almasına engel olmak olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İlk Derece Mahkemesince 11.02.2020 tarihli (5) nolu celsede; davacının mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacak talebinin işbu dava dosyasından ayrılmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, düzenleme şeklinde mal ayrılığı rejimi sözleşmesinin kanunda aranan şekil şartlarını taşıdığı; her ne kadar davacı kadın ilkokul mezunu olduğu iddiasına dayanmış ise de, taraf ve tanık anlatımlarından kadının pek çok öğrencinin bulunduğu, kurum işlettiği ve gelir elde ettiği anlaşılmakla, eğitim durumu ve ticari faaliyetleri nedeni ile olayları kavrayabilecek durumda bulunduğu, davacının zor durumda bulunduğu ididasının ispatlanamadığı;

davacının davalı tarafın aldatması ile sözleşmeyi imzalamaya mecbur bırakıldığı hususunun da tüm dosya kapsamı, her iki tarafın tanıkları birlikte değerlendirildiğinde ispatlanamadığı; taraflar arasında evlilik birliği içinde mal ayrılığı sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşmenin imzalanması sırasında fiil ehliyetine sahip olduğu ve sözleşmenin şekil şartlarına uygun olarak yapıldığı, sözleşmenin yapıldığı tarihte irade bozukluğuna ilişkin iddianın ispat edilemediği ve taraflar arasındaki boşanma davasının sözleşmeden çok sonra açıldığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasındaki eğitim düzeyi çok farklı olup müvekkilinin davalı tarafından yanıltıldığını, müvekkilinin hukuka ve hakkaniyete aykırı mal ayrılığı sözleşmesini baskı altında imzaladığını, mal ayrılığı sözleşmesinin orantısız olduğunu ve davalının kötü niyetli davrandığını, müvekkilinin mal ayrılığı sözleşmesinin sonuçlarından davalının 06.10.2020 tarihinde boşanma davası açması ve müvekkilinin de boşanmaya cevap vermek için bir avukata danışması üzerine öğrendiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı olmayıp yanılma veya aldatmayı öğrendiği andan tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme karşı tarafa yöneltilecek tek taraflı sarih ve zımni bir irade açıklaması ile feshedilebileceği gibi def'i veya dava yoluyla da kullanılabileceği; tüm dosya kapsamı, taraflarca sunulan deliller ve dinlenen tanık beyanlarından, davacı tarafca sözleşmenin sonuçlarının boşanma davası açılmasıyla öğrenildiği iddiasıyla işbu davanın açıldığı,

taraflarca davaya konu sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılıp bizzat taraflarca imzalandığı, resmi memur önünde yapılan irade açıklamasının geçerli olduğu, toplanan deliller ve dosya kapsamı itibariyle davacının iddialarının kanıtlanamadığı, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunma gerekçesiyle; başvurunun esastan reddine reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 24.11.2009 tarihli mal ayrılığı sözleşmesini aile düzeni bozulmasın, boşanma olmasın diye davalının baskısı altında imzaladığını, taraflar arasındaki eğitim düzeyinin çok farklı olduğunu, davalının mesleğinin verdiği bilgeliği kullanarak ilkokul mezunu olan müvekkilini sözleşmenin ona zarar verecek bir sözleşme olmadığı söylenerek müvekkilinin yanıltıldığı, mal ayrılığı sözleşmesinin orantısız olduğunu ve davalının kötü niyetli davrandığını, müvekkilinin mal ayrılığı sözleşmesinin sonuçlarından davalının 06.10.2020 tarihinde boşanma davası açması ve müvekkilinin de boşanmaya cevap vermek için bir avukata danışması üzerine öğrendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iradenin sakatlanıp sakatlanmadığı, mal ayrılığı sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava, mal ayrılığı sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 33 üncü maddesi, 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 ve 3 üncü maddeleri, 5 inci maddesi, 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi, 203 üncü maddesi, 204 üncü maddesi, 205 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 28 inci maddesi, 30 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1797, K. 2024/5483, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1797
Karar No
2024/5483
Tarih
11 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1801 K.2024/2048
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/1802 K.2024/8083
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1828 K.2024/8025
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1830 K.2024/4473
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1830 K.2024/8030
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1832 K.2024/8084

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.