İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/185 K.2024/7246

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Esas2024/185Karar2024/7246Tarih14 Ekim 2024Okuma7 dk · 1.375 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/185 E., 2024/7246 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/2053 E., 2023/2054 K.
Karar
İstinaf başvurusunun kısmen kabulü
İlk derece mahkemesi
Kayseri 4. Aile Mahkemesi
Sayısı
2022/259 E., 2023/596 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.375 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, erkeğin tüm, kadının diğer istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı kadın dava ve birleşen davaya cevap dilekçesinde;müvekkili ile davalının 2003 yılında evlendiğini, tarafların bu evlilikten ortak 2004 doğumlu ..., 2007 doğumlu ... ve 2018 doğumlu ... isminde 3 çocuğunun bulunduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğunu davalının ise seramik ustası olarak yurt dışında çalıştığını, tarafların evliliğin ilk iki senesinde davalının ailesi ile birlikte yaşadığını, ortak çocuk ...’nin doğumuna yakın davalı eşin Sudan’a çalışmaya gittiğini, müvekkilinin bu nedenle köyde tek odalı bir eve taşınmak zorunda kaldığını, davalının yaklaşık 14 yıl yurt dışında çalıştığını senede sadece 20-30 gün eve geldiğini,

bu süreçte de ortak çocuklarla ilgilenmediğini, evde durmadığını, zamanını kendi ailesi ile geçirdiğini, müvekkiline ve çocuklara şiddet uyguladığını, 14 yıl boyunca eşine hiç para göndermediğini, müvekkilinin ailesinin, komşuların ve Kaymakamlık yardımlarıyla geçinmeye çalıştığını, davalının son gelişinde tabletinde başka bir kadınla birlikte uygunsuz fotoğraflarını gördüğünü, davalıya sorduğunda evlendiğini, 3 tane de orada çocuğu olduğunu beyan ettiğini, ardından İstanbul’a çalışmaya gittiğini, 3 ay sonra Sudan da evlendiğini söylediği kadın ve 3 çocuğu ile birlikte ortak konuta geldiğini, “duruyorsan burada bunlarla birlikte dur,

durmuyorsan babanın evine çek git” şeklinde sözler söylediğini, müvekkilinin bu durumu kabul etmemesi üzerine “şerefsiz, o.. çocuğu, bu evden s… git” dediğini ardından müvekkilini dövdüğünü, müvekkilinin kayınbabasının evine sığındığını, ardından babasının evine döndüğünü, davalının Sudan asıllı kadının ikametgahını ortak konuta aldırdığını beyan ederek; tarafların zina sebebiyle, zina hususunun sübut bulmadığına kanaat getirilir ise evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanmalarına, ortak 3 çocuğun velâyetinin anneye verilmesine,

ortak çocukların her biri için 2.000,00’er TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili için aylık 3.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına bu nafakaların her yıl ÜFE oranından az olmamak üzere arttırılmasına, müvekkili lehine 300.000,00 TL maddî, 300.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı erkek vekili karşı dava ve cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat işçisi olup aylık gelirinin takriben asgari ücret olduğunu, kadının eşinin bilgisi olmadan akrabalarının evini kiralayarak müvekkilinin kök ailesinin yanından taşındığını, müvekkili Sudan’dan geldiğinde kadının zamanını ev dışında geçirdiğini, eşinin istemediği insanlarla görüştüğünü, eşini ve çocuklarını ihmal ettiğini, ilgisiz davrandığını eşi ile olan cinsel yaşamlarına ait özel sırları başkalarına anlattığını, müvekkili kadını uyardığında “sen bana karışamazsın, adam gibi koca olsaydın da bende iyi anlatsaydım seni,

herkes bilsin ne mal olduğunu” gibi sözlerle eşini aşağıladığını, eve geç geldiğini, cinsel birliktelik istemediğini, her hususta tartışma çıkardığını, eşinin kendisinden beklediği hiçbir şeyi yapmadığını, müvekkilini sürekli maddî imkansızlıklar çekmekten dolayı suçladığını, çocuklarına karşı eşini kötülediğini, müvekkilinin davalı kadının ısrarı ile Sudan da birlikte yaşadığı kadını ve 3 çocuğunu Türkiye’ye getirdiğini, kadının bu birlikteliği başından beri (2011) bildiğini, sürekli psikolojik tedavi için ilaçlar kullandığını, çocuklara şiddet uyguladığını,

son olarak 2022 yılının mart ayında evi terk ederek annesinin yanına taşındığını beyan ederek; tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata ortak 3 çocuğun velâyetinin babaya verilmesine, çocuklar için 1.000,00’er TL iştirak nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı-davacının çalışmak için yurt dışına gittiği ve kısa süreli izne geldiği, izne geldiğinde kök ailesi ile vakit geçirdiği, eşine harçlık göndermediği, eşine ve çocuklarına şiddet uyguladığı, eşine hakaret ettiği, çocuklarla ilgilenmediği, eşini aldattığı ve aldattığı kadını ortak konuta getirdiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesi uyarınca boşanmalarına, reşit olmayan çocukların velâyetlerinin anneye verilmesine,

baba ile kişisel ilişki tesisine, ... için aylık 750,00 TL tedbir nafakasına, karar kesinleştikten sonra aylık 950,00 TL iştirak nafakası olarak devamına, her yıl ÜFE oranında artışa tabi tutulmasına, ... için aylık 650,00 TL tedbir nafakasına, karar kesinleştikten sonra aylık 850,00 TL iştirak nafakası olarak devamına, her yıl ÜFE oranında artışa tabi tutulmasına, kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasına, karar kesinleştikten sonra aylık 2.250,00 TL yoksulluk nafakası olarak devamına, her yıl ÜFE oranında artışa tabi tutulmasına,

kadın yararına 70.000,00 TL maddî, 65.000,00 TL manevî tazminata, 2022/1080 Esas sayılı birleşen dava yönünden ise; davanın kabulü ile; tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince boşanmalarına, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı-davalı kadın vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; maddî ve manevî tazminat miktarları, nafaka miktarları, kusur belirlemesi, birleşen davanın reddine karar verilmemesi yönünden kararın kaldırılması yönlerinden istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı-davacı erkek vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kadının zinaya yönelik davasının kabulünün hatalı olduğunu, hak düşürücü süre ve af bulunduğunu beyan ederek asıl davanın kabulü, davalı-davacı erkek aleyhine hükmedilen tazminatlar, kusur belirlemesi ve reddedilen maddî ve manevî tazminatlar yönlerinden kararın kaldırılmasına karar verilmesi yönlerinden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yoksulluk nafakası, iştirak nafakaları ile tazminatların az olduğu gerekçesi ile kadının yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddî ve manevî tazminatlara ilişkin talebinin kabulü ile ilgili hükümlerin kaldırılmasına, velâyet hakkı anneye verilen tarafların ortak çocukları yararına dava tarihinden itibaren her ay düzenli olarak 750,00 TL, diğer çocuk yararına ise dava tarihinden itibaren her ay düzenli olarak 650,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

karar kesinleştikten sonra ortak çocuklar yararına aylık 2.000,00'er TL iştirak nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine söz konusu nafakaların miktarının kararının kesinleştiği tarihi takip eden yıllarda TÜİK'in belirlediği ÜFE oranında artış yapılmasına, davacı-birleşen dosya davalısı kadın yararına dava tarihinden itibaren her ay 1.500,00 TL tedbir nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine, kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 3.000,00 TL yoksulluk nafakasının her ay erkekten alınarak kadına verilmesine, hükmedilen nafakanın her yıl TÜİK'in belirlediği ÜFE oranında arttırılmasına,

kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 150.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine, erkeğin tüm, kadının sair istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-davacı erkek vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; tazminatlar ile kadın lehine verilen nafakanın kaldırılmasını, çocuklar için verilen nafakanın miktarı, kusur değerlendirilmesi ve asıl davanın kabulü yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, karşılıklı boşanma davası olup, uyuşmazlık, asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın yararına tazminat ile nafakaya hükmedilmesinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı ve miktarlarının dosya kapsamına, hakkaniyete, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun olup olmadığı, ortak çocuklar yararına hükmedilen nafaka miktarının tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile çocukların ihtiyaçlarını karşılamaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 166 ncı, 169 uncu, 174 üncü, 175 inci, 182 nci ve 330 uncu maddeleri. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/185, K. 2024/7246, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/185
Karar No
2024/7246
Tarih
14 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/186 K.2024/7466
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/188 K.2024/13909
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/188 K.2024/7242
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/189 K.2024/6896
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/190 K.2024/8122
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/191 K.2024/24024

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.