KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/2202 E., 2024/9273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/371 E., 2023/1286 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Erzurum 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/678 E., 2021/384 K.
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından; lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarı yönünden, davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı -davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı -davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları da dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca kadın yararına daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2202, K. 2024/9273, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama