KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/2211 E., 2024/10177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1484 E., 2023/1969 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Tedbir Nafakası
- İlk derece mahkemesi
- Bolu 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/258 E., 2022/252 K.
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından, kadının boşanma davasının ve birleşen tedbir nafakası davasının kabulü, kusur belirlemesi, velâyet, tazminat, tedbir ve iştirak nafakalarının miktarları, vekâlet ücreti yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Dosya içeriğine göre kadının birleşen bağımsız tedbir nafakası davasında temyize konu edilen yıllık toplam nafaka miktarının, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı-davalı erkek vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince erkeğin az, kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki boşanma davasının kabulüne, erkek yararına maddi ve manevi tazminat takdirine karar verilmiş, tarafların istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Toplanan delillerden, kadının güven sarsıcı davranışlar içerisinde olduğu hususunun ispatlanmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlara göre tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu erkeğin hafif, kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Davacı-davalı erkek yararına 4721 sayılı Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde, erkeğin maddî ve manevî tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde erkek lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2211, K. 2024/10177, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama