KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/28 E., 2025/3338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2349 E., 2023/2740 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Kemer 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/453 E., 2023/241 K.
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak tazminatların ve nafakaların miktarı ile ihtiyati tedbir talebinin reddi yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise her iki dava ve fer'îleri yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemelerinin, geçici hukuki korumalar hakkında verdikleri kararları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca kesin nitelikte olup temyiz edilemeyen kararlardandır. Davacı-karşı davalı kadın vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin ara karara yönelik temyiz dilekçesinin ise 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin ise diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosyaya delil olarak sunulan ses kayıtlarının hukuka aykırı olarak elde edildiği ve hükme esas alınamayacağının, ancak diğer deliller ile de erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ispat edilmiş olduğunun ve boşanmaya sebep olan olaylarda yine de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaatleri dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/28, K. 2025/3338, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama