KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/2800 E., 2025/6007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/727 E., 2023/1811 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 13. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/152 E., 2020/1314 K.
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı karşı davacı kadın vekili tarafından katılma yolu ile kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminatların miktarı yönünden; davacı karşı davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı- karşı davalı ... ve karşı taraf temyiz eden davalı- karşı davacı ... vekili Avukat .... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne ve kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığına nazaran, davalı karşı davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
17.06.2025 oy birliği ile karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2800, K. 2025/6007, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama