KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/2816 E., 2024/9754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/877 E., 2023/2527 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/885 E., 2022/952 K.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından velayet ve reddedilen iştirak nafakası yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile miktarları, kişisel ilişki tesisi yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı-karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine karar verilmiş, davalı-davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine erkeğin istinaf başvurusunun kabulü ile ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki tesisine karar verilmiş olup bu karara karşı taraflarca temyiz talebinde bulunulmuştur.
Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun üstün yararı belirlenirken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür.
Velâyet ve kişisel ilişki kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında meydana gelen olayların dikkate alınması gerekir.
Gaziantep Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün 17.07.2023 tarihli yazısı ekindeki sosyal inceleme raporu ve Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/53983 soruşturma sayılı dosyası nazara alınarak Mahkemece psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan Adli Destek görevlisi uzman veya uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; gerektiğinde idrak çağında bulunan çocukların da bizzat dinlenerek, kişisel ilişki konusundaki görüşleri alınarak ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, kişisel ilişki konusunda bir karar verilmesi gerekirken;
bu hususta eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2816, K. 2024/9754, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama