KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/2951 E., 2025/719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2741 E., 2024/354 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Afyonkarahisar 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/392 E., 2022/421 K.
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, toptan yoksulluk nafakasının miktarı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Evlenmenin sosyal amacı yanında, cinsel arzuları tatmin etme gayesi de vardır. Tarafların 20.06.2018 tarihinde evlenmiş oldukları, uzun evlilik süresi içinde cinsel ilişkinin başarılamamış olduğu, kadının halen bakire olduğu ve birleşmeye engel bir rahatsızlığının bulunmadığı, dosyada mevcut raporlarla sabittir. Kadının cinsel ilişkiden korktuğunu tanık Asiye'ye söylemesinin kadının cinsellikten kaçındığını kabule yeterli olmayacağı; erkeğin ise üroloji bölümünde tedavisine başladığı ve bir müddet ilaç kullandığı ancak cinsel ilişkiye girememe problemi devam etmesine rağmen tedaviye devam etmediği bu haliyle kadının cinsel ilişki gerçekleştiremediği kusurunun kadına yüklenemeyeceği açıktır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle; kadına kusur olarak yüklenen "cinsel ilişkiye girememe" vakıasının bir önceki paragrafta ayrıntılı olarak açıklandığı üzere ispatlanamadığından,
"çocuk istemediği" vakıasının da erkek tarafından dayanılmadığından kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ne var ki tanıklar Asiye ve Muzaffer'in beyanlarından kadının evin düzeni ile yeterince ilgilenmediğinden "birlik görevlerine aykırı davrandığı" vakıasının kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiğinin gerçekleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraflarca temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2951, K. 2025/719, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama