KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3305 E., 2025/6688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/100 E., 2024/305 K.
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/220 E., 2023/434 K.
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü ve fer'îleri, kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddi, velayet yönünden; davacı- davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi,
zinaya dayalı davanın reddi, kadının boşanma davasının kabulü, kadına verilen tedbir nafakası, kişisel ilişki, çocuklar için hükmedilen nafaka miktarı, tazminatların miktarı, vekalet ücreti, yargılama gideri yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı- davalı ... ile vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davalı- davacı ... ile vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- davacı kadın vekilinin tüm, davacı- davalı erkek vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında erkek yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3305, K. 2025/6688, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama