İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/36 K.2024/6881

Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, ziynet alacağı davasının tefrikine karar verilmiştir.

Esas2024/36Karar2024/6881Tarih7 Ekim 2024Okuma6 dk · 1.144 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/36 E., 2024/6881 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1223 E., 2023/2421 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk derece mahkemesi
Antalya 5. Aile Mahkemesi
Sayısı
2020/462 E., 2022/118 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.144 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, ziynet alacağı davasının tefrikine karar verilmiştir.

Kararın davalı erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 12.06.1996 tarihinde evlendikleri, iki çocuklarının olduğunu, evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmediğini, davalı kocanın uyguladığı fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddetin evlilik süresince devam ettiğini, davalının sürekli borçlarının olduğunu söyleyerek eşine para vermediğini, kazandığı parayı eğlence mekanlarında yediğini, evlilik dışı birlikte olduğu kadınlara harcadığını, kocanın hiçbir şekilde aile kurmak istemediğini, sürekli müvekkile boşanmak istediğini söylediğini, davalının müvekkile ve çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmediğini,

maddî ve manevî olarak destek olmadığını, davalının alkol bağımlılığının taraflar arasında sürekli sorun çıkmasına neden olduğunu, davalının çoğu akşam eve sarhoş olarak geldiğini, davalının alkol aldığı zamanlarda müvekkilin telefonlarını açmayarak çoğu zaman engellediğini, davalının müvekkili kimse ile görüştürmeyerek evden çıkmamasını istediğini, kıskanç tavırlar sergilediğini, müvekkilin davalının başka kadınlarla olan yazışmalarını ve fotoğraflarını gördüğünü, bunları davalıya sorduğunda davalı arkadaşlarının yanlışlıkla gönderdiğini, kendi sadakatsizliğini müvekkile yüklediğini, müvekkilin kendisini aldattığını,

evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olduğu bu nedenlerle müvekkile düğünde takılan altınlar olan 4 adet çeyrek altın, 3 adet yonca altın, 4 adet baklavalı bilezik, 2 adet hediyelik bilezik olan altınların şimdilik 1000TL ziynet alacağının davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, tarafların boşanmalarına, müvekkil yararına aylık 5.000,00 TL yoksulluk nafakası, 500.000,00 TL maddî, 500.000,00 TL maddî tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını kabul etmediklerini, müvekkilin herhangi bir vergi kaydının bulunmadığını, mal varlığının da bulunmadığını, davacının müvekkilin geliri ve mal varlığına ilişkin iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilin davalının yaşamının hiçbir döneminde alkol problemi olmadığını, davalının alkol sorununa ilişkin herhangi bir tedavi kaydının olmadığını, müvekkilin davacıya fiziksel veya psikolojik şiddet uygulamadığını, aralarında bu konuda herhangi bir huzursuzluk yaşanmadığını, tarafların 24 yıldır evli olduklarını,

bu zamana kadar yargıya intikal eden herhangi bir olayın yaşanmadığını, böyle bir durumun gerçekleşmediğini, müvekkilin davacıyı evden çıkartmama ve kıskanmasının söz konusu olmadığını, davacının okul idaresinde uzun süre görev aldığını ve 16 yıl boyunca sanki öğretmen veya okul idaresinden biri gibi her gün okula gittiğini, okulun sosyal etkinliklerine katıldığını ve gece çok geç saatlerde eve geldiği,

birçok geziye katıldığını, davacının ev işlerini yapmamış evlilik birliğinin kadına yüklediği görevleri yerine getirmediğini, haftada 4-5 kez çocuklara dışardan yemek yedirdiğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkilin davacıyı sadakatsizlikle suçladığı ve zorla çalışmasını istemediğini, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tarafların uzun süre ayrı kaldıkları iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilin davalının işlerinin bozulup iflas edince baba ocağına gittiğini,

annesine ait tarları işletmek ve gelir elde etmek için yine girdiği iş yerine ait tarımsal faaliyetleri sürdürmek için haftanın belli günleri Tefenni ilçesine gidip geldiğini, devlet desteği almak için de adresini taşıdığını, müvekkilin evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevleri yerine getirdiğini, ortak çocukların okul giderlerini karşıladığını, çocukların hesaplarına para yatırdığını, çocukları ile ilgilendiğini, davacının talep ettiği nafaka miktarının fahiş olduğunu,

tarafların boşanmalarına ancak müvekkilin kusurunun bulunmaması nedeniyle maddî ve manevî tazminat taleplerinin nafaka ve ziynet alacağı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı kadın tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 161 inci maddesinde düzenlenen zina hukuksal nedenine, olmadığı takdirde aynı Kanun'un 166/1-2 nci maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası ve fer'ileri ile ziynet alacağı istemlerine ilişkin açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince davalının alkol kullandığı, davacıya şiddet uyguladığı, evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmediği,

dosyada bulunan nüfus kayıtları ve tanık beyanları ile evlilik dışı bir çocuğa sahip olduğu sabit olduğundan davalının sadakat yükümlülüğüne uymadığı, bu suretle birliğin sarılmasında tam kusurlu olduğu, zina iddiası yönünden; evlilik dışı olan çocuğu davacının 2017 yılında öğrendiği, 6 aylık hak düşürücü süre içinde zinaya dayalı boşanma davasının açılmadığı,

bu nedenle zina nedeniyle değil sadakat yükümlülüğüne uyulmaması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 166/1 maddesi gereğince tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 nci maddesi uyarınca boşanmalarına, davacı kadın yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 40.000,00 TL maddî, 40.000,00 TL manevî tazminata, ziynet alacağı davasının tefrikine karar verilmiştir.

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı erkek vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme yapıldığını, bildirdikleri delillerin tamamı toplanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kabul edilen boşanma davası ve fer'ileri ile kusur belirlemesi yönlerinden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı erkek vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek temyiz başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme yapıldığını, bildirdikleri delillerin tamamı toplanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kabul edilen boşanma davası ve fer'ileri ile kusur belirlemesi yönlerinden temyiz dilekçesi sunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, boşanma hükmü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 389 uncu ve devamı maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü ve 6 ncı maddeleri, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesi birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci ve 176 ncı maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/36, K. 2024/6881, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  7. B. İstinaf Sebepleri
  8. C. Gerekçe ve Sonuç
  9. IV. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. V. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/36
Karar No
2024/6881
Tarih
7 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/38 K.2024/9942
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/39 K.2024/11115
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2024/40 K.2024/60
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/43 K.2024/7385
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/43 K.2024/13908
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/43 K.2024/23677

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.